Yetenek giderek daha az bulunan bir meta haline geliyor. İşgücü piyasasında, uzmanlaşmış çalışanların mevcudiyet sorunu pazarlama ve reklam sektörünün tekrar eden şikayetlerinden biri haline dönüştü. Tabii Türkiye’de farklı etkenler de olsa dünya genelinde çok ciddi kalifiyeli çalışan krizi büyüyor.
Dünya Reklamcılar Federasyonu (WFA) ve MediaSense tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, geleceğin daha da karmaşık olacağını gösteriyor: yetenek eksikliği yakın gelecekte daha acil hale gelecek.
Küresel olarak reklamverenlerin, ajansların, reklam teknolojisi şirketlerinin ve medya sahiplerinin %48’i, sektörün yetenek açısından şimdiye kadarki “en kötü krizle” karşı karşıya olduğunu söylüyor. Yani şu anda pazarlamadaki ekipleri kapsayacak gerekli yeteneği bulmak her zamankinden daha pahalı.
Bu ortalama, ancak ajanslar için işler çok daha kötü. Sadece ajanslara sorarsanız durum daha vahim: %54’ü bunun yetenek açısından yaşanan en kötü kriz olduğunu söylüyor.
Ankete katılanların %77’si şirketlerinde belirli veya çok yüksek düzeyde yetenek eksikliğiyle karşı karşıya olduklarını kabul ediyor. Ajanslar ve reklam teknolojisi şirketleri için bu oran %85.
En çok ne eksik
Peki ama endüstrinin ihtiyaç duyduğu ve bulamadığı beceriler neler? Şu anda, önceliklendirilen konular teknolojiyle çok bağlantılı. Araştırmaya göre, önümüzdeki iki yıl içinde en çok önemsenen konular analitik ve veri. Reklamverenlerin %71’i ve ajansların %64’ü ekip oluştururken çabalarını bu noktaya odaklayacakları konusunda hemfikir.
Bu personel eksikliğinin nedenleri
Bu personel sıkıntısının neden ortaya çıktığı tam olarak yeni bir cevabı yok. Neredeyse kronik gibi görünen sektördeki eski sorunlar… Bir yandan da pazarlama ve reklam sektörü artık aynı kadro için diğer sektörlerle rekabet ediyor.
Teknoloji sektörü için en büyük sorun yıllardır reklam personelinin ‘çalınması’ olmuştur. Hatta reklamcıların %64’ü ve ajansların %49’u bunun yetenek eksikliğinin ana nedenlerinden biri olduğuna işaret ediyor.
Öte yandan, ankete katılanların %76’sı, sektörde daha iyi bir iş-yaşam dengesi sağlamak için çalışırlarsa işlerin daha iyi gideceği konusunda hemfikir. Raporda, çalışanların %76’sı kusurun personelin kötü yönetiminden, %68’i işçilere bir amaç verilmediğinden ve %61’i müşteri ve acenteler arasındaki zayıf ilişkiden kaynaklandığını belirtiyor.
Pazarlama eğitiminin gücü
Ve son olarak raporda eğitim sorunu da öne çıkıyor. Ankete katılanların %76’sı, yetenek eksikliği sorununun işgücünün yetersiz eğitimi tarafından belirlendiğini kabul ediyor.
Bu sonuç pazarlama eğitiminin önemini ve gücünü gösteriyor. Başlangıç eğitiminin ötesinde, uzmanlık kursları, sürekli eğitim programları, yüksek lisans ve lisansüstü kurslar, soruna yanıt vermenin anahtarı olarak karşımızda duruyor.



