Toluna’nın Küresel Tüketici Barometresi çalışmasına göre, tüketiciler en çok çevre konusunda endişeleniyor ve %73’ü kendi inançlarını paylaşan markaları tercih ediyor.
Araştırma şirketi Toluna’nın İngiltere’de 1.023 kişiyle yaptığı Küresel Tüketici Barometresi’ne göre, tüketicilerin neredeyse dörtte üçü (%73), sosyal ve çevresel konulara odaklanan markaları tercih ettiğini, yüzde 40’ı ise değerleriyle uyuşmayan markaları kullanmayı bıraktığını belirtiyor.
Araştırmaya göre, insanların %52’si ürün veya hizmet satın aldıkları markanın, güçlü bir şekilde hissettikleri etik sorunları destekleyip desteklemediğini sorguladıklarını söyledi. Katılımcıların yaklaşık yarısı (%49) etik değerleriyle daha uyumlu markalara geçiş yaptığını belirtirken %46’sı markaların çevreye karşı sorumlu olma konusunda çok daha iyisini yapması gerektiğini söylüyor. Başka bir bulguya göre, katılımcıların %25’i bir markadan hizmet veya ürün seçmelerinin bir numaralı nedeninin çevre sorunları olduğunu belirtiyor.
Çevre sorunları, çoğu tüketici için en büyük endişe kaynağı ve ankete katılanların %61’i en çok gezegenin geleceği hakkında endişe duyduklarını belirtiyor. Bunu yoksulluk (%49), insan hakları (%42) ve eşitlik ve çeşitlilik (%41) konuları izliyor.
İnsanların çevreyle ilgili endişeleri göz önüne alındığında, dünyayı daha temiz, daha yeşil bir yer haline getirmeye nasıl yardımcı olacakları sorulduğunda, insanların %72’si yapabildikleri kadar geri dönüşüm yaptıklarını, ankete katılanların %70’i ise gıda israfını azaltmaya odaklandıklarını söyledi. Yarısından fazlası ise (%57) istenmeyen kıyafetleri satıyor, yeniden kullanıyor, başka amaçla kullanıyor veya bağışlıyor.
Etik nedenler tüketim alışkanlıklarını değiştiriyor
Etik nedenler, marka ve alışveriş seçimlerini büyük ölçüde etkiliyor. Ankete katılanların %87’si markaların tüketicilere karşı eylemlerinden sorumlu tutulması gerektiğine inanırken, yarısından fazlası bu konuda güçlü bir şekilde düşünüyor.
Değişimi yönlendirmekten, daha etik markalar ve işletmeler yaratmaktan kimin sorumlu olduğu sorulduğunda, ankete katılanların yüzde 70’i sorumluluğun hükümetlere ait olduğunu söylüyor.
Bununla birlikte, %61’i markaların ve üreticilerin daha sorumlu olma konusunda liderliği üstlenmesi gerektiğini söylerken, ankete katılanların %60’ı, daha sürdürülebilir ve çevreye karşı sorumlu bir yol oluşturmaya yardımcı olmak için günlük davranışlarını değiştirmesi gereken her bireye bağlı olduğunu belirtiyor.
“Süpermarketler ve perakendeciler örnek olmalı”
Katılımcıların yüzde 59’u süpermarketlerin ve perakendecilerin davranış değişikliğini teşvik etmek için örnek olması gerektiğine inanıyor. Yiyecek ve içecek şirketleri (%41), seyahat şirketleri (%36) ve enerji tedarikçileri (%36), insanların etik değerlerini desteklemek için çok daha fazlasını yapabileceğini düşündükleri ilk üç sektör oluyor.
Toluna Araştırma Sektörü Başkanı Lucia Juliano araştırma çıktılarını ise şöyle açıklıyor: “İklim değişikliğinin gerçek bir sorun olduğu ve tüketiciler arasında gerçek bir endişe kaynağı olduğu açık. Araştırmamız, tüketicilerin bu alanda değişimi yönlendirmekten sorumlu olduklarını kabul ettiklerini gösteriyor. Ancak aynı zamanda markaların, üreticilerin ve perakendecilerin de daha fazlasını yapması ve örnek olarak liderlik etmesi gerektiğini açıkça ortaya koydular. İşletmelerin ve markaların daha iyisini yapmasını, daha etik davranmasını ve sürdürülebilirliği değerlerinin merkezine koymasını istedikleri açık.”



