Yapay zeka artık yalnızca bir araç değil; gençlerin karar alma süreçlerine doğrudan etki eden bir rehbere dönüşmüş durumda. LLYC’nin yayımladığı araştırma, bu sistemlerin tarafsız olmadığını ortaya koyuyor. Yapay zeka toplumsal cinsiyet kalıplarını yeniden üretiyor ve gençlerin kimlik, özgüven ve kariyer algısını doğrudan etkiliyor.
2025 boyunca 12 ülkede yürütülen ve 9.600 yapay zeka önerisinin incelendiği çalışmada ChatGPT, Gemini ve Grok gibi büyük modeller analiz edildi. Bulgular yapay zekanın gençler için gündelik bir danışmana dönüştüğünü ancak bu etkinin nötr olmadığını açık biçimde gösteriyor.
Yeni bir dijital eşitsizlik doğuyor
Araştırmaya göre yapay zeka kullanımı bile cinsiyete göre farklılaşıyor. ABD’de üniversiteli kadınların yalnızca %48’i yapay zekayı akademik amaçlarla kullandığını belirtirken, erkeklerde bu oran %64’e çıkıyor.
İş hayatının erken döneminde fark daha da belirgin. Kadınlar, teknik olmayan rollerde yapay zeka kullanımında %21 daha geride kalıyor. Bu durum, gelecekte rekabet avantajının eşitsiz dağılmasına yol açabilecek yeni bir uçurum yaratıyor. Ancak deneyim arttıkça tablo değişiyor, teknik ve üst düzey rollerde kadınlar yapay zeka kullanımında %3 oranında öne geçiyor.
Algoritmalar kadınları “kırılgan” kodluyor
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri dil kullanımı. Yanıtların %56’sında genç kadınlar “kırılgan” olarak etiketleniyor. Ayrıca yapay zeka, kadınlara erkeklere kıyasla 6 kat daha fazla dış onay aramalarını öneriyor.
Bu durum, algoritmaların yalnızca veri yansıtmakla kalmadığını aynı zamanda kadınların özerkliğini zayıflatan ve geleneksel rolleri pekiştiren bir anlatı ürettiğini gösteriyor. Yapay zeka sistemleri, kadınlara yönelik yanıtlarında estetik ve görünüm odaklı çözümleri öne çıkarıyor. Kadınlara verilen yanıtların %48 daha fazlasında moda ve stil önerileri yer alıyor. Açık kaynaklı modellerde ise fiziksel görünüm vurgusu iki katına çıkıyor.
Erkekler ise “güç” ve “işlevsellik” ile ilişkilendiriliyor. Örneğin duygusal sorunlar karşısında erkeklere daha çok aksiyon önerileri verilirken, kadınlara içsel uyum ve his odaklı tavsiyeler sunuluyor. Bu ayrım cinsiyet rollerini dijital ortamda yeniden üretiyor.
“Empatik” ama yönlendiren bir dil
Araştırma yapay zekanın kadınlarla kurduğu iletişimi dikkat çekici biçimde farklı tanımlıyor. Kadınlara verilen yanıtların üçte birinde daha samimi ve arkadaşça bir ton kullanılıyor. Bu oran erkeklere göre %13 daha yüksek.
Ayrıca sistem kadınlarla iletişimde 2,5 kat daha fazla “seni anlıyorum” gibi empatik ifadeler kullanıyor. Erkeklere verilen yanıtlar ise daha direkt ve aksiyon odaklı. Bu dil farkı kadınları duygusal destek arayan, erkekleri ise çözüm üreten bireyler olarak konumlandırıyor.
Bu etkinin gücü, gençlerin yapay zeka ile kurduğu ilişki düşünüldüğünde daha kritik hale geliyor. Gençlerin %31’i bir chatbot ile konuşmanın gerçek bir arkadaşla konuşmak kadar ya da daha tatmin edici olduğunu söylüyor.
Kariyer tercihleri algoritma tarafından yönlendiriliyor
Yapay zeka, kariyer yönlendirmelerinde de farklı davranıyor. Kadınlar, erkeklere kıyasla 3 kat daha fazla sosyal bilimler ve sağlık alanlarına yönlendiriliyor. Erkekler ise liderlik, mühendislik ve problem çözme odaklı alanlara teşvik ediliyor.
Başarı tanımı da farklılaşıyor. Bir kadının erkekten fazla kazanması “etkileyici” olarak tanımlanırken, aynı durum erkekler için normal kabul ediliyor. Ayrıca kadınların azınlıkta olduğu mesleklerde 10 durumun 9’unda daha olumsuz çalışma ortamları tasvir ediliyor.
Algoritmaların önyargıları özel hayatta da devam ediyor. Şefkat ve bakım rolleri 3 kat daha fazla annelikle ilişkilendiriliyor. Babalar ise %21 oranında “yardımcı” rolünde konumlandırılıyor. Bu yaklaşım, kadınlardan hem bakım veren hem de bunu yüksek bir sorumlulukla sürdüren bir rol beklentisini güçlendiriyor.



