OpenAI’ın yaklaşık iki ay önce ChatGPT içinde reklamları test etmeye başlaması, reklam endüstrisinde büyük bir beklenti yarattı. WPP, Omnicom ve Dentsu gibi küresel devler bu deneysel programa hızlıca dahil oldu. Ancak CNBC’nin haberine göre, süreç ilerledikçe ilk heyecanın yerini bazı oyuncular için yavaş ilerleme ve temkinli yaklaşım kaynaklı hayal kırıklığı almaya başladı.
Programa katılmak isteyen markalardan 200 bin ile 250 bin dolar arasında bütçe talep edildi. Bu bütçeler bazı markalar için inovatif reklam fonlarından, bazıları için ise arama ve sosyal medya yatırımlarından kaydırıldı.
Buna rağmen, pilot sürecin yavaş ilerlemesi nedeniyle bu bütçelerin tamamının harcanması zor görünüyor. OpenAI, kullanılmayan kısmı iade edeceğini belirtse de, bu kaynakların ilgili çeyrek içinde başka alanlara yönlendirilememesi markalar açısından önemli bir kısıt yarattı. Ayrıca, reklamverenlerin en büyük beklentilerinden biri olan veri ve içgörü üretimi de beklentinin altında kaldı.
OpenAI temkinli ilerliyor
OpenAI ise bu yavaşlığı bilinçli bir strateji olarak konumlandırıyor. Şirket, önceliğin ölçek değil kullanıcı deneyimini doğru kurmak ve sistemi optimize etmek olduğunu vurguluyor.
İlk sinyallerin hem kullanıcılar hem de markalar açısından olumlu olduğunu belirten şirket, reklam modelini büyütmeden önce sağlam temeller kurmayı hedefliyor.
Ajans tarafında ise farklı tonlar var. WPP ve Omnicom yorum yapmaktan kaçınırken, Dentsu daha ölçülü bir yaklaşım sergiliyor. Dentsu yöneticileri, sürece gerçekçi beklentilerle girdiklerini ve öğrenme fazının doğal olduğunu ifade ediyor.
Dev fırsat ama erken aşama
Tüm aksaklıklara rağmen, reklamverenler programdan tamamen vazgeçmiş değil. OpenAI’ın geri bildirimlere hızlı yanıt vermesi ve sistemi sürekli güncellemesi, markaların bu alana olan ilgisini canlı tutuyor.
Daha geniş perspektifte bakıldığında ise tablo net: ChatGPT reklamları, dijital reklamcılıkta yeni bir kırılma potansiyeli taşıyor. Finans kurumu Truist’e göre OpenAI, yalnızca bu yıl 1 milyar dolar reklam geliri elde edebilir. Bu rakamın 2030’da 30 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.
Kısa vadede yaşanan hayal kırıklıkları, uzun vadeli potansiyelin gölgesinde kalıyor. Reklamverenlerin sabırsızlığı aslında yeni bir mecra karşısındaki iştahın en net göstergesi.



