Kantar, 2025 yılına yaklaşırken, pazarlama dünyasında dengeleri değiştirecek ve markaların geleceğini şekillendirecek trendleri detaylandırdığı yeni raporunu yayımladı. Raporda, teknolojik gelişmeler, toplumsal ve demografik değişimlerin yanı sıra yeni düzenlemelerin, markaların stratejik yaklaşımlarını nasıl dönüştüreceği vurgulanıyor. Bu 10 temel trend, markaların hızla değişen pazarlama ortamında başarılı olmak için dikkate almaları gereken konuları ele alıyor.
Kantar Küresel Düşünce Liderliği Yönetici Başkan Yardımcısı Jane Ostler, “2025, birçok teknolojik ve toplumsal değişimin bir araya gelerek pazarlama için kritik bir dönüm noktasını işaret ediyor” diyerek bu trendlerin sadece değişimi değil, aynı zamanda markaların tüketicilerle etkileşim kurma biçimindeki köklü dönüşümü simgelediğini belirtiyor.
İşte 2025’e damga vuracak 10 pazarlama trendi:
1. Kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik yeni norm haline geliyor
Markalar, tüketicilerle bağlantı kurarken kapsayıcılığı artık bir tercih değil, zorunluluk olarak görüyor. Çeşitliliğe önem veren markalar daha fazla değer kazanırken, sürdürülebilirlik de düzenleyici bir sorumluluğa dönüşüyor. Şirketlerin özgün ilişkiler kurarak bu alanlarda öne çıkmaları bekleniyor.
2. Yavaşlayan nüfus artışı yeni zorluklar getiriyor
Birçok marka, büyüyen bir tüketici tabanına dayalı olarak strateji geliştiriyor ancak küresel nüfus artış hızı %1’in altına düşmüş durumda ve yüzyılın sonuna doğru negatif büyüme bekleniyor. Evliliğin ve ebeveynliğin gecikmesi, küçülen haneler ve yaşlanan nüfus bu eğilimi daha da derinleştiriyor. Bu durum, markaların genişleme stratejilerini yeniden düşünmesi ve yeni hedef kitleler bulmak için daha yenilikçi çözümler geliştirmesi gerektiği anlamına geliyor.
3. Yapay zeka güvenilirlik konusu olacak
Yapay zekanın pazarlamada yaygın kullanımı artarken, tüketicilerin bu teknolojiye güveni sorgulanıyor. Kantar’ın verilerine göre, tüketicilerin %40’ından fazlası yapay zeka tarafından üretilen reklamlara güvenmiyor. Şeffaflık ve veri güvenliği, pazarlamacılar için öncelikli konular arasında yer alacak.
4. Canlı yayın satışları yükselişte
Taobao Live ve Douyin gibi platformlar, Çin’de perakende satışların %20’sini oluşturarak güçlü bir büyüme potansiyeli sunuyor. Canlı yayın reklamları, hem anlık satın alım hem de uzun vadeli marka bağlılığı sağlamak için büyük fırsatlar yaratıyor.
5. Perakende medya ağlarının (RMN’ler) yükselişi
Perakende medya ağlarının, ABD reklam harcamalarının %25’ine ulaşması bekleniyor. Perakendecilerin verilerini kullanarak yapılan iş birlikleri, hassas segmentasyon ve marka büyümesi için büyük fırsatlar sunuyor.
6. “Toplam Video” yaklaşımı öne çıkıyor
TV ve dijital yayın arasındaki fark giderek belirsizleşiyor. Pazarlamacıların esnek stratejiler geliştirerek hem geleneksel TV hem de isteğe bağlı video platformlarına yatırım yapmaları gerekiyor.
7. Sosyal medyada dikkat çekme mücadelesi
Sosyal medya kullanıcılarının %33’ünden azı reklamların ilgilerini çektiğini belirtiyor. Markalar, 2025 yılında dikkat çekmek için yenilikçi ve yaratıcı hikayeler anlatmaya daha fazla odaklanacak.
8. Sürdürülebilirlik misyonu güçleniyor
Büyük ekonomilerdeki düzenlemeler, sürdürülebilirlik konusunu markalar için hem fırsat hem de risk haline getiriyor. Kantar, sürdürülebilir girişimlerin, tüketicilerle bağlantı kurmanın yeni yollarını bulan markalar için büyümeyi destekleyeceğini öngörüyor.
9. Yaratıcı topluluklarla iş birlikleri artıyor
İçerik üretici ekonomisinin büyümesi, markalar için benzersiz bağlantı fırsatları sunuyor. Yaratıcı topluluklarla yapılan iş birlikleri, markaların kitleleriyle daha güvenilir ilişkiler kurmasını sağlıyor.
10. Yenilik, büyümenin anahtarı olacak
Olgun pazarlarda büyüme sağlamak isteyen markalar için yenilikçilik kritik bir rol oynayacak. Yeni bölgelere açılan ve yenilikçi stratejiler geliştiren markaların, kendilerini yeniden keşfetme şansı daha yüksek olacak.



