• Hakkımızda
  • Künye
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Anasayfa IN-DEPTH Görüş

CMO’ların 2026 Stratejileri: Mustafa Kabakçı

Ülker CMO'su Mustafa Kabakçı, Ülker'in 2026 yol haritasını ve pazarlama dünyasında öne çıkacak başlıca eğilimleri paylaşıyor.

Sevil Kişin Sevil Kişin
5 Aralık 2025
Görüş

Farklı sektörlerin önde gelen CMO’larını bir araya getiren “CMO’ların 2026 Stratejileri” özel dosyamızda, pazarlama dünyasının yeni yıl önceliklerini, bütçe kırılmalarını ve markaların rekabet avantajını yeniden tanımlayan yaratıcı yaklaşımları masaya yatırıyoruz. Türkiye’nin farklı sektörlerinden CMO’lar, 2025’in getirdiği kırılmaları, öğrenimleri ve zorlukları değerlendirerek yeni yılda nasıl bir stratejik panorama ortaya çıkacağını bizimle paylaşıyor. Bu kapsamlı perspektif içinde Ülker CMO’su Mustafa Kabakçı, 2025’te edindikleri içgörülerle 2026’ya uzanan yol haritasını, değişen tüketici beklentilerini ve pazarlama dünyasını etkisi altına alacak trendleri tüm açıklığıyla aktarıyor:

“CMO’ların 2026 Stratejileri”nin tüm katılımcıları için tıklayın

Türkiye’nin lider gıda şirketi olarak 2025 yılında pazarlama, iletişim, büyüme ve tüketici ilişkileri alanlarında güçlü adımlar attık. Tüketici içgörülerini merkeze alan stratejilerimiz sayesinde veri temelli karar alma süreçlerimizi daha da güçlendirdik; böylece daha çevik, daha proaktif ve daha etkili aksiyonlar aldık. 

Tüketicilerin deneyim arayışına yanıt veren en önemli lansmanlarımızdan biri Ülker Çikolata İstanbul oldu. İstanbul’un kültürel zenginliğini kadayıf, baklava ve Ülker Çikolatası ile buluşturan bu ürünün iletişimini ilk kez global ölçekte gerçekleştirdik ve kısa sürede yüksek dijital etkileşim elde ettik. Dünyanın dört bir yanındaki içerik üreticileri Ülker Çikolata İstanbul’u kendi platformlarında paylaştı. Kısa sürede sosyal medyada ve dijital dünyada büyük bir etkileşim yakaladık. Ürünümüz merak uyandıran, konuşulan ve deneyimlenmek istenen bir tat haline geldi.

Fenomenlerle çektiğimiz “Mutluluk Fabrikası” video serisiyle markamızın üretim süreçlerini tüketicilere şeffaf ve yeni nesil bir uygulamayla aktardık. Ayrıca “Ülker İlk Maçım” projesiyle dört büyük takımın destekçisi olarak, tuttuğu takımın stadında maç izlememiş futbolseverlere localarımızda “ilk maç” deneyimini yaşattık. 

Yükselen kahve trendine “Her Kahvenin Ülker’i” platformuyla cevap vererek kahve eşlikçiliğindeki liderliğimizi pekiştirdik.

İzleyici alışkanlıklarını sahiplenen tematik dijital içerik ve sponsorluk projeleriyle tüketicilerin günlük yaşamına mutluluk katan anlar sunduk. E-ticaret iş birliklerimizi güçlendirerek dijitaldeki görünürlüğümüzü ve erişilebilirliğimizi artırdık.

2025 boyunca attığımız tüm bu adımlar; inovasyon, veri odaklı pazarlama ve yeni nesil uygulamalar sayesinde sürdürülebilir büyümemizi destekledik ve markamızın geleceğe yönelik yatırımlarını sürdürdük.

“İş süreçlerimizde tüketici odaklı bir şirket olmanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz”

Trendleri yakından takip etmek, gelişen ve değişen rekabette her zaman en önde olmak ve tüketicilerimizin beklentilerini en doğru şekilde anlayıp, öngörüp doğru ürünlerle bu ihtiyaçları karşılamak ana odağımız olmaya devam ediyor.

İş süreçlerimizde tüketici odaklı bir şirket olmanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bu yaklaşım, stratejimizin en önemli parçasını oluşturuyor. Her geçen yıl tüketicilerimizi ve pazarı anlamak için kullandığımız araçları yeniliyor, geliştiriyor ve yenilikçi yöntemlerle çeşitlendiriyoruz.

Yükselen yapay zekâ trendleri, tüketici davranışlarını daha derinlemesine analiz etmemize ve kişiselleştirilmiş çözümler geliştirmemize olanak sağlıyor. Bu teknolojiler sayesinde, tüketicimizin hangi duygusal ve fonksiyonel ihtiyaçlarla atıştırmalık tükettiğini, bunu hangi motivasyonla ve günün hangi saat diliminde gerçekleştirdiğini daha doğru şekilde anlamak mümkün oluyor.

Pazarlama stratejilerimizi hayata geçirirken veri odaklı ve yapay zekâ destekli yaklaşımları önceliklendiriyoruz. Tüketicimizin her daim yanında olacak şekilde aksiyonlarımızı şekillendiriyor, geleceğin gıda dünyasında da güçlü liderliğimizi devam ettirmek için çalışıyoruz.

“Ülker’in dayanıklılığını artıran en kritik yaklaşım, güveni merkeze alan, teknolojiyle güçlenen ve sürdürülebilirliği önceliklendiren bir marka kültürü inşa etmektir”

2026’ya girerken ekonomik dalgalanmalar ve belirsizlikler, kültürel dönüşümler ve teknolojinin baş döndürücü bir hızda değişmesi, gelişmesi markaların dayanıklılığını test ediyor. Bu dönemde bizim için en kritik karar, tüketiciyle kurduğumuz güveni ve bağı her koşulda korumak olacak.

  • Yerel köklere bağlılık + küresel vizyon: Türkiye’nin kültürel değerlerinden beslenirken, global trendleri yakından takip ederek markamızı hem yerel hem uluslararası pazarda güçlü tutacağız.
  • Yapay zeka ekseninde teknolojiyle yakın temas: Yapay zeka, veri analitiği ve dijitalleşmeyi sadece operasyonel verimlilik için değil, tüketici deneyimini kişiselleştirmek ve daha hızlı uyum sağlamak için kullanacağız.
  • Sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk: Ekonomik belirsizlikler karşısında bile çevreye duyarlı üretim ve topluma katkı sağlayan projelerden taviz vermeyeceğiz. Bu, uzun vadeli güvenin en önemli teminatı.
  • Esnek iş modelleri: Tedarik zincirinden pazarlama stratejilerine kadar her alanda esnekliği artırarak, ani değişimlere karşı hızlı tepki verebilen bir yapı kuracağız.
  • İnovasyon kültürü: Çalışanlarımızı ve iş ortaklarımızı sürekli yenilikçi düşünmeye teşvik ederek, krizleri fırsata dönüştürme refleksini güçlendireceğiz.

Ülker’in dayanıklılığını artıran en kritik yaklaşım, güveni merkeze alan, teknolojiyle güçlenen ve sürdürülebilirliği önceliklendiren bir marka kültürü inşa etmektir.

“Markaların sadece ürün sunması yeterli olmayacak; doğru tüketiciye, doğru değer önerisiyle, doğru kanaldan ve doğru zamanda ulaşması belirleyici olacak”

2026’da pazarlama dünyasındaki en büyük değişimin, tüketiciyi merkezine alan; elde ettiği veriden yola çıkarak  hayata geçirilen kişiye özel pazarlama iletişimi alanında gerçekleşeceğini öngörüyorum. Ekonomik ve kültürel dinamiklerin hızla değiştiği, tüketicilerin harcama davranışlarını daha seçici ve bilinçli bir şekilde yönettiği bir dünyada, markaların sadece ürün sunması yeterli olmayacak; doğru tüketiciye, doğru değer önerisiyle, doğru kanaldan ve doğru zamanda ulaşması belirleyici olacak.

Bu dönüşüm elimizdeki tüketici araştırmalarına baktığımızda üç ana eksende şekillenecek:

Değer sunumu, esneklik ve erişilebilirlik.

◾ Değer sunumu artık yalnızca uygun fiyat veya fonksiyonel fayda değil; tüketici içgörüsüne dayalı, gerçek ihtiyaçlara çözüm sunan, yenilikçi ürün geliştirmenin tamamlayıcısı olacak. Bütünsel iyiliği destekleyen seçeneklerden bireyin kendini şımartmak için tükettiği  kategorilere uzanan geniş portföylerde değer odaklı segmentasyon ön plana çıkacak.

◾ Esneklik, pazarlama ajandasında kritik bir rol oynayacak. Tüketici beklentilerindeki hızlı değişime gerçek zamanlı tepki verebilen, çevik inovasyonlar ve anlık optimizasyonlarla desteklenen kampanya modelleri sektörde yeni standart haline gelecek.

◾ Erişilebilirlik ise fiziksel raflarla sınırlı olmaktan çıkıp, e ticaret ekosistemleriyle çok daha entegre bir yapıya evrilecek. Online–offline deneyim bütünlüğü ve performans odaklı medya stratejileri, markaların rekabette ayrışmasını sağlayacak.

Kısacası, 2026’da pazarlama dünyasını şekillendirecek en büyük dönüşüm; tüketiciyi ön plana alan, erişilebilir ve veri odaklı çeviklikle hayata geçirilen yeni nesil kişiselleştirilmiş marka deneyimi olacak. Markaların rekabette öne geçmesi, bu üç alanı bir arada ve güçlü bir şekilde yönetebilmesinden geçecek.

Etiketler: 2026 CMO StratejileriLorbi PRmanşetÜlkerYıldız Holding

İlgili Haberler

Zara “algılanan gerçek” kurbanı mı oldu?
Görüş

Zara “algılanan gerçek” kurbanı mı oldu?

TFF’nin Dünya Kupası iletişimi: Bir görsel, iki cümle, sıfır hikaye
Görüş

TFF’nin Dünya Kupası iletişimi: Bir görsel, iki cümle, sıfır hikaye

İletişim 2026: Güneş Özkan
Görüş

İletişim 2026: Güneş Özkan

  • Hakkımızda
  • İletişim ve Künye
  • Reklam Seçenekleri
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
AD JUST BRAND

© 2020 - 2025

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Ajanslar
    • Dijital
    • Medya
    • Teknoloji
    • Trend
    • KSS
    • Sosyal Medya
    • Atamalar
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Case Study
    • Görüş
  • SÖYLEŞİLER
  • AJANS AĞI
  • KARİYER
  • HAKKIMIZDA VE İLETİŞİM

© 2020 - 2025

Kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası.