• Hakkımızda
  • Künye
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Anasayfa IN-DEPTH Görüş

Zara “algılanan gerçek” kurbanı mı oldu?

Zara'nın "The Jacket" kampanyası, sosyal medyada büyük eleştirilere maruz kaldı. Kampanya, Gazze Şeridi'ndeki beyaz kefenlere sarılı cesetlere benzetilen manken ve heykeller içeriyordu. Zara, şiddetli tepkiler üzerine görselleri kaldırdı ve kampanyanın Gazze çatışmasıyla ilgili olmadığını savundu. Ancak bu gelişmeler bizlere, "algılanan gerçeğin" tartışmalı hale geldiği ve sosyal medya platformlarının duygusal tepkileri ödüllendirmesi nedeniyle "doğruluk" kavramının karmaşıklaştığı bir döneme işaret ediyor.

Berkan Kişin Berkan Kişin
18 Aralık 2023
Görüş

Birkaç gün önce Zara, sosyal medyada “The Jacket” kampanyası nedeniyle büyük eleştiri aldı. Kampanyada, beyaz bezlere sarılı mankenler ve heykellerin Gazze Şeridi’nde beyaz kefenlere sarılmış cesetlere benzemesiyle ilgili tartışmalar patlak verdi. Hatta kampanya fotoğraflarındaki bir karton parçasının, Gazze Şeridi’nin siluetiyle benzerlik gösterdiği iddia edildi.

Zara, şiddetli eleştirilerle karşılaşınca, görselleri tüm platformlardan kaldırdı ve tartışmalı fotoğrafların Gazze çatışmasıyla ilgili olmadığına dair güvence verdi.

Ayrıca kampanyanın, İsrail ile Hamas arasındaki savaşın başlamasından önce gerçekleştiği belirtildi. Zara, yaptığı açıklamada, “Maalesef bazı müşterilerimiz, şimdi kaldırılmış olan resimlerden rahatsız oldular ve bu resimlerde yaratılma amacından çok farklı bir şey gördüler” dedi.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

ZARA Official (@zara)’in paylaştığı bir gönderi


Peki, kim haklı? Zara’nın kampanyası gerçekten kötü niyetli miydi, yoksa skandal sadece talihsiz bir dizi sonuca mı yol açtı? Teorik düzeyde, dünyanın en güçlü moda markalarından birinin, reklam kampanyasında gizli referanslar kullanarak Filistin davasına karşı çıkması pek mantıklı değil. Şu anda devam eden Gazze Şeridi’ndeki çatışmadan dolayı, insanlar reklam kampanyalarında sözde gizli mesajlar bulma eğiliminde olabilirler; bu da insani bir tepki olarak anlaşılabilir. Ancak sosyal medya sayesinde önsel olarak algılanan gerçeğin hızla tartışılamaz bir gerçeğe dönüştüğü yadsımaz bir gerçek.

Sosyal medya ilgisi “marka skandallarını” artırıyor

2005’te Amerikalı sunucu Stephen Colbert’un “truthiness” (doğruluk) kelimesini kullanarak ifade ettiği gibi, algılanan gerçeklerin tartışılamaz hale geldiği bir dönem başlamıştı. Colbert, “doğruluk” kelimesini kullanarak aslında gerçek olmayan veya çürütülemeyen bir şeyin ortaya atılmasına atıfta bulunuyordu.

Ancak zamanla, bu kavram “alternatif gerçekler” olarak adlandırılan durumlarla daha da karmaşık hale geldi. Yani, bir kişi veya kurumun sunduğu bilgi, gerçek olmadığı halde, insanlar bu bilgiyi kabul etmeye ve tartışmaya açık olmayan bir “doğruluk” olarak algılamaya başladılar.

Sosyal medya platformları bu durumu daha da güçlendirdi. Bu platformlar, kullanıcıların duygusal tepkilerini ödüllendirmek amacıyla çalıştıkları için tartışmalı ve duygusal içerikler daha fazla etkileşim alıyor. Bu da “doğruluk” olgusunun günlük hayatımızın bir parçası haline gelmesine neden oluyor.

Özellikle büyük markaların ahlaki eksikliklerini ortaya koyan skandallar, sosyal medya üzerinde hızla yayılarak büyük ilgi çekiyor. Bu durum, markaların algılanan gerçeği kendi çıkarları için kullanmaktan çekinmediği de bir ortam yaratıyor.

Her durumda, tartışmaların hararetini artırmak, özellikle sosyal medya platformlarında, oldukça karlı bir strateji haline geldi. Tarafsız gözlemcilerin yokluğu, markaların algılanan gerçekleri istedikleri gibi şekillendirmelerine ve kullanmalarına olanak tanıyor.

Ancak markaların gerçeği ile izleyicilerin algılanan gerçeği arasında bir çelişki olduğunda, genellikle izleyiciler gerçek insanlara daha fazla empati gösteriyor. Sonuç olarak, algılanan gerçeklerin markaların aleyhine kullanılması, “doğruluk” olgusunun markaların karşı bir silah olarak dönüştürüldüğü bir noktaya gelmiş gibi görünüyor.

Etiketler: boykotgörüşmanşetZara

İlgili Haberler

Keşke ben yapsaydım: Varol Döken
Görüş

Keşke ben yapsaydım: Varol Döken

Hatemark’tan Lovemark’a: Sevilmek için önce nefret edilmeyi göze almak
Görüş

Hatemark’tan Lovemark’a: Sevilmek için önce nefret edilmeyi göze almak

Her markanın kucaklaması gereken 3 TikTok pazarlama stratejisi
Görüş

TikTok, sosyal medyanın temel kurallarını belirliyor

  • Hakkımızda
  • İletişim ve Künye
  • Reklam Seçenekleri
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
AD JUST BRAND

© 2020 - 2025

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Ajanslar
    • Dijital
    • Medya
    • Teknoloji
    • Trend
    • KSS
    • Sosyal Medya
    • Atamalar
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Case Study
    • Görüş
  • SÖYLEŞİLER
  • AJANS AĞI
  • KARİYER
  • HAKKIMIZDA VE İLETİŞİM

© 2020 - 2025

Kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası.