• Hakkımızda
  • Künye
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Anasayfa IN-DEPTH

Programatik reklamcılık markaların itibarını zedeler mi?

Programatik reklamcılık, markalara hızlı ve hedefli bir şekilde geniş kitlelere ulaşma imkânı sunuyor, ancak bu süreç kontrolsüz bir şekilde markaların itibarını riske atabilir. Algoritmaların içerikten bağımsız olarak reklam yerleştirdiği bu sistemde, markaların istemedikleri ortamlarda reklamlarının görünmesi, itibar kaybına ve sosyal sorumluluklarının zedelenmesine yol açabilir. Peki, bu risklerden kaçınmak mümkün mü?

Berkan Kişin Berkan Kişin
9 Ağustos 2024
IN-DEPTH

Programatik reklamcılık, dijital pazarlamanın en popüler yöntemlerinden biri haline geldi. Algoritmaların devreye girdiği, milyonlarca web sitesinde anında reklam yerleşimlerinin yapıldığı bu süreç, birçok markaya hızlı ve etkili bir şekilde hedef kitleye ulaşma fırsatı sunuyor. Ancak bu teknolojinin gölgede kalan bir yanı var: markaların itibarını zedeleyebilme potansiyeli.

Amerikan dergisi Wired, Steven Brill’in “Death by Truth” adlı kitabından önemli içerikler yayımladı. Brill, programatik reklamcılık sisteminin nasıl kontrolsüz bir şekilde çalıştığını ve bu durumun markalar için nasıl büyük bir risk oluşturduğunu gözler önüne serdi. Brill, kitapta Amerikalı milyarder Warren Buffett’ın, 2019’da yanlışlıkla Rus haber ajansı Sputnik News’e yatırım yaptığını ortaya koyuyor. Bu ajans, Vladimir Putin liderliğindeki hükümetin desteklediği bir şirket olarak biliniyor.

Peki, Berkshire Hathaway CEO’su neden parasını bir Rus devlet medya kuruluşuna yatırmak istesin? Cevap, aslında beklenenden daha basit ve programatik reklamcılıkla doğrudan ilişkili. Berkshire Hathaway’in bir yan kuruluşu olan Amerikan sigorta şirketi Geico, farkında olmadan Sputnik News’in ana reklamvereni haline geldi. Geico, çevrimiçi reklam kampanyalarını büyük programatik reklam platformları aracılığıyla yönetti ve bu platformlar, reklamları Sputnik News gibi sitelere yerleştirdi. Ancak Geico, reklamlarının nerede görüneceğini kontrol edemedi.

Programatik reklamcılıkta kontrol zorunluluğu

Programatik reklamcılığın markalar için yarattığı en büyük risklerden biri, reklamların hangi sitelerde görüneceğini kontrol edememek. Bu durum, markaların istemedikleri ortamlarda reklamlarının yayınlanmasına ve dolayısıyla itibarlarının zedelenmesine yol açabiliyor. Brill’in kitabında belirttiği gibi, bu tür durumlar sadece Geico gibi büyük markalarla sınırlı kalmıyor. Pek çok marka, programatik reklamcılık sisteminin yarattığı bu örtüşen sorunlardan etkileniyor.

Reklamverenlerin elinde, reklamlarının nerede görüneceğini kontrol etmek için gerçekten etkili yalnızca iki araç var:

  • Belirli web sitelerini özel olarak içeren veya hariç tutan listeler.
  • Reklamların istenmeyen ortamlara (örneğin Sputnik gibi) ulaşmaması için belirli kelimelerin engellenmesi.

Ancak bu araçlar bile çoğu zaman yetersiz kalabiliyor. Örneğin, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi üzerine Google, savaşı olumlayan web sitelerindeki reklamları durdurdu ancak dezenformasyon yayan birçok siteyi göz ardı etti.

Diğer bir örnek ise Covid-19 zamanından… Haber yayıncıları COVID-19 salgınını kapsamlı bir şekilde ele aldıkça, çok sayıda reklamveren koronavirüsle ilgili sayfaları engelledi ve bunları olumsuz içerik olarak algıladı. Bu öngörülemeyen olay, gelir akışlarını doğrudan etkiledi.

Programatik reklamcılıkta sıkça engellenen anahtar kelimeler arasında “Siyah” ve “eşcinsel” gibi terimler yer alıyor. Bu durum, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Siyah veya LGBTQ+ topluluklarına yönelik haberlerin marka güvenliği açısından riskli olarak algılanmasına ve bu haberlerin çevrimiçi platformlarda yeterli reklam geliri elde edememesine neden oluyor.

Bu sorun, birçok markanın ve reklam ajansının bu topluluklara yönelik reklamları artırma çabalarının tam tersine işliyor. Örneğin, İngiltere merkezli büyük bir LGBTQ+ haber platformu olan PinkNews’in, okuyucularının özel ilgi alanlarına hitap eden haberlerin çoğunun, günün sonunda marka açısından güvenli olarak kabul edilmediğini ve bu nedenle yeterli reklam geliri sağlayamadığını belirtiyor.

Durum, bazı büyük haber yayıncıları için o kadar kötüleşti ki reklam yöneticileri haber türlerine göre gelir dağılımını gösteren çizelgeler oluşturmaya başladı. Bu çizelgelerde, en ciddi ve en zorlu konularda yapılan haberlerin, reklam açısından en az getiriyi sağladığı görülüyor. Yani, bu haberler okuyucular tarafından büyük ilgiyle karşılanmış olsa bile, markalar bu tür içeriklere reklam vermekten kaçınıyor, bu da haber yayıncılarının gelirlerini ciddi şekilde etkiliyor.

Çözüm yolu: Bağlamsal hedefleme

Brill, sorunun bu anlamda kesinlikle devasa boyutlarda olduğunu ve kendilerini programatik reklamcılığın kollarına atan reklamverenlerin itibarlarının zedelendiğini görme ve aynı zamanda yabancı devlet kurumları tarafından yayınlanan dezenformasyonun bedelini ödeme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor.

Brill, programatik reklamcılığın sistemik nitelikteki bir sorunla karşı karşıya olduğu konusunda ısrar ediyor çünkü bu reklam tüm odağı hedef kitleye odaklıyor ve aynı zamanda reklamların yerleştirildiği bağlamı da karanlıkta bırakıyor.

Programatik reklamcılık, marka güvenliği açısından büyük bir risk taşıyor. Ancak bu riski azaltmanın yolları da mevcut. Bağlamsal hedefleme, bu anlamda umut verici bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bağlamsal hedefleme, reklamların yerleştirileceği web sitelerinin içeriklerini analiz eder ve reklamları bu içeriğe uygun bir şekilde yerleştirir. Bu sayede reklamların, markalar için risk oluşturabilecek sitelerde yer alma olasılığı azalır.

eMarketer raporuna göre, programatik reklamcılık ABD’deki görüntülü reklamcılık pazarının neredeyse %90’ını oluşturuyor ve bu durum, sorunun ne denli büyük olduğunu gösteriyor. Brill, programatik reklamcılığın sistemik bir sorun olduğunu ve reklamverenlerin itibarlarını riske attığını vurguluyor.

Sonuç olarak, programatik reklamcılığın sunduğu avantajlar tartışılmaz. Ancak bu yöntemin markalar için ciddi riskler taşıdığı da bir gerçek. Bağlamsal hedefleme gibi yenilikçi çözümlerle, bu risklerin üstesinden gelmek mümkün. Markalar, itibarlarını korumak adına reklamlarının nerede göründüğünü daha dikkatli bir şekilde takip etmeli ve programatik reklamcılığın potansiyel tehlikelerine karşı hazırlıklı olmalı.

Etiketler: dijital pazarlamamanşetProgramatik reklamcılık

İlgili Haberler

Chanel ve Bethenny Frankel vakası: Bir influencer markaya nasıl zarar verebilir?
IN-DEPTH

Chanel ve Bethenny Frankel vakası: Bir influencer markaya nasıl zarar verebilir?

İletişim 2026: Güneş Özkan
Görüş

İletişim 2026: Güneş Özkan

CMO’ların 2026 Stratejileri: Tülin Karaman
Görüş

CMO’ların 2026 Stratejileri: Tülin Karaman

  • Hakkımızda
  • İletişim ve Künye
  • Reklam Seçenekleri
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
AD JUST BRAND

© 2020 - 2025

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Ajanslar
    • Dijital
    • Medya
    • Teknoloji
    • Trend
    • KSS
    • Sosyal Medya
    • Atamalar
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Case Study
    • Görüş
  • SÖYLEŞİLER
  • AJANS AĞI
  • KARİYER
  • HAKKIMIZDA VE İLETİŞİM

© 2020 - 2025

Kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası.