• Hakkımızda
  • Künye
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Anasayfa İtibar Yönetim Rehberi

İletişimde en önemli trend: Güven

İş dünyasının sosyal fayda odaklılığa dair taahhütlerini ticari anlayışlarının ve siyasi ortamın ötesine taşımaları gerektiğinin farkındayız. Veriler, sosyal fayda odaklı bir iletişim yerine ticareti ve kısa süreli kârı önemseyen markaların tüketicinin olumsuz anlamda radarına girdiğini ve lovemark yerine trustmark döneminin çoktan başladığını gösteriyor.

Cem Arıdağ Cem Arıdağ
15 Nisan 2024
İtibar Yönetim Rehberi

Son zamanlarda çok sık okuduğum ya da duyduğum hatta zaman zaman kullandığım bir ifade var. “Birkaç sene önce geleceğe dair yapılan tahminlerde 20 yıl sonra gerçekleşmesi beklenen gelişmeler şimdiden gerçekleşti.” “20” demek zorunda değiliz bu arada. 30 diyen de oldu. Hatta bu kulaklar “80”i bile duydu. Başka bir deyişle, basit bir matematik hesabı yaparak birkaç sene öncesinin hesaplarına göre 120 yaşında görebileceğim -yani daha çılgın buluşlar olmazsa muhtemelen göremeyeceğim- gelişmeler şimdiden yaşandı bile.

“Baş döndürücü hızda gelişen teknoloji…” ile başlayan cümlelerden çok sıkıldık fakat bu durum baş dönmesinin ötesine geçti. Özellikle, dijital göçmen olarak adlandırılan belli bir yaşın üstündeki grup adaptasyonda zorlanıyor. Ben 1983 doğumluyum. Y kuşağının ilk birkaç sene içinde doğanlarındanım. Kendimi “dijital yerli” olarak tanımlamıyorum. Şanslı bir çocuktum, Amiga 500 ve Commodore 64 gibi bilgisayar dünyasında devrim sayılabilecek aletlere sahip olmuştum ancak yaptığım şey oyun oynamaktı alt tarafı. İnternetle tanışmam 14-15 yaşımı buldu. Facebook hayatımıza girdiğinde 20’li yaşlarıma çoktan başlamıştım bile. Çok uzatmayayım ama tüm yenilikleri basamak basamak öğrenmem ve adapte olmam gerekti. Kabul ediyorum, bugün doğanlar da sürekli yeni bir gelişmeye adapte olmak durumunda kalacaklar ancak onlar adaptasyona bize göre daha adapte durumdalar.

Geldik günümüze… İnanıyorum ki, iletişim sektörü olarak konu yenilikleri, trendleri takip etmek olduğunda iş dünyasının en az bir adım önünde olmamız gerekli. Ben bir yandan özel bir üniversitede yarı zamanlı öğretim görevlisiyim. Derslerimden birinde iletişim sektöründeki ve aslında dünyadaki yeni teknolojik trendleri anlatıyorum. Takdir edersiniz ki ders programımı önden belirlemem pek mümkün olmuyor. Ekstra esnek ve dinamik düşünmesi gereken bir sektörün parçası olduğumuzun güzel bir göstergesi bu kanımca.

İki üç hafta takipten uzak kalmak bile kişiyi geri götürmeye yetebiliyor. Zaten YouGov’un bir araştırması da dünyada insanların yarısına yakınının teknolojik gelişmelerin üzerlerinde baskı oluşturduğunu söylemiş.

Biz iletişimciler olarak bu hızın haricinde dünyayı ve ülkemizi saran olumsuzluklar fırtınası içinde yeniliklere uyum sağlamaya çalışmakla kalmıyor, öngörülerde bulunuyor ve markalarımız için en etkili iletişim stratejilerini bu doğrultuda hayata geçirmeye gayret ediyoruz.

“Olumsuzluklar fırtınası” demişken…

25 yıla yakın süredir düzenli yayınlanan küresel ölçekli Edelman Trust Barometer‘ın her bir raporunu mesleki icabın haricinde kişisel merakımdan da dolayı takip ediyorum. Birçok raporun içinde “Güven ve İklim Değişikliği” konulu olan bana özellikle çok çarpıcı geldi.

Güven ve İklim Değişikliği konulu Trust Barometer Özel Raporunda, iklim değişikliği mücadelesinde kötümser bir dünya görüşü tespit edilmiş. Katılımcıların yüzde 55’i iklim değişikliğinden endişe duyan ve onun zorluklarını aşabileceğimize dair umutlu olmayanlar, hatta iklim mücadelesinin kaybedildiğine inanan “iklim kötümserleri”.

İklim konusu sadece bir örnek. Bu kötümser ruh hali, hayatımızın birçok alanına sirayet etmiş durumda. Geleceğe umut ve güvenle bakmanın öneminin önce markalarımıza, sonra da topluma aşılanması hususunda biz, iletişim camiasına ciddi bir görev düştüğünün farkında olmalıyız. Buradan da zaten birkaç senedir konuşulan ancak önemi gitgide daha da artan, 2024’ün ötesine taşınacağı kesin olan en önemli trende geliyoruz:

“Sosyal fayda odaklı markaların yükselişi.”

İş dünyasının sosyal fayda odaklılığa dair taahhütlerini ticari anlayışlarının ve siyasi ortamın ötesine taşımaları gerektiğinin farkındayız.

Veriler, sosyal fayda odaklı bir iletişim yerine ticareti ve kısa süreli kârı önemseyen markaların tüketicinin olumsuz anlamda radarına girdiğini ve lovemark yerine trustmark döneminin çoktan başladığını gösteriyor.

Aynı araştırmada kötümser tabloya neden olan ikinci önemli faktör ise korku temelli iletişim olarak ortaya çıkıyor. Araştırmaya katılanlar, korku temelli iletişimin iklim aciliyetine dikkat çekmek açısından korkunun etkili olduğunu kabul etmekle birlikte, eyleme geçmek için iyimserliğe ve umuda ihtiyaç olduğunu belirtti. İyimser bir tablo çizerek davranış değişikliğine sevk eden taahhütlerin somut sonuçlara yol açtığı saptanmış. Konu, umut ve güven iletişimi olduğunda bunu iklim krizinin ötesine taşıyabiliriz. Toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsel yönelim eşitliği, doğal yaşama saygı ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik tüm çalışmalarda bu bakış açısını benimseyebiliriz.

Evet, trendler dendiğinde akla ilk olarak teknolojik gelişmeler geliyor ancak durumun insani boyutunu da kaçırmamamız gerekiyor.

Evet bütün sosyal medya mecraları birbirine benzemeye başladı, Elon Musk X platformunu Çin’deki WeChat benzeri “her şeyin uygulaması” haline getirmeye çalışıyor, yapay zeka, yapay genel zeka, derin öğrenme, makine öğrenmesi konularında her geçen gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Nesnelerin İnterneti kavramının artık hayatlarımıza iyice entegre olduğu bu zamanlarda artık tuvalette bile verilerimizin toplanacağı bir döneme doğru hızla ilerliyoruz, sanal ve artırılmış gerçeklik karışımı bir gözlüğün iPhone benzeri bir devrime neden olacağı konuşuluyor vs vs vs.

Bu değişimleri kucaklayanların, kabullenemeyenlerin; yapay zeka tarafından tüm işlerimizin elimizden alınacağını düşünenlerin, yapay zekanın muhteşem bir araç olduğunun farkında olanların; dünyanın geleceği için faydalı olduğu düşünülen buluşların ve daha sonra çıkan antitezlerinin ortasında bizim önce insan sonra iletişimci olarak üzerimize düşeni yapmamız çok önemli. Kelimenin içini boşaltmadan, sürdürülebilirliğin ne anlama geldiğini her gün hatırlamalı ve kaynaklarımızı kullanırken gelecek nesilleri de düşünmeliyiz… İş dünyası, medya ve tüm etki alanımızı kullanarak bu düşüncenin toplumun en ücra köşelerine kadar ulaşmasına vesile olmalıyız.

Tüm bunların üstüne ödüllendirilen ya da oyunlaştırılan sürdürülebilirlik gibi trendleri iyi okumalı ve yeni neslin üst bir bilince ulaşırken bundan keyif almasını da sağlayacak yollar aramalıyız.

Etiketler: Cem Arıdağmanşetmarka itibarıÜnite Edelmanyazar

İlgili Haberler

PR ve pazarlama: İtibarı yükseltmek için nasıl iş birliği yapılır?
İtibar Yönetim Rehberi

PR ve pazarlama: İtibarı yükseltmek için nasıl iş birliği yapılır?

  • Hakkımızda
  • İletişim ve Künye
  • Reklam Seçenekleri
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
AD JUST BRAND

© 2020 - 2025

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Ajanslar
    • Dijital
    • Medya
    • Teknoloji
    • Trend
    • KSS
    • Sosyal Medya
    • Atamalar
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Case Study
    • Görüş
  • SÖYLEŞİLER
  • AJANS AĞI
  • KARİYER
  • HAKKIMIZDA VE İLETİŞİM

© 2020 - 2025

Kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası.