Bütçelerin daraldığı, ekonomik çalkantıların hüküm sürdüğü 2023’te, pazarlama ve reklam endüstrisi meydan okumalara meydan okuyarak, yaratıcılığın ışığını yine parlatmayı başardı.
Böylesi zorlu bir yılda, sınırları zorlayan, klasik reklamcılığın ötesine geçen ve özgün fikirleriyle parlayan reklamları hatırlamak adına, sektörün önde gelen kreatif liderlerine mikrofon uzatarak, yılın en iyi çalışmalarını anlatmalarını istedik.
Seri halinde yayınladığımız bu haberde her bir kreatif lider, kendi bakış açısıyla markaların hikayelerini en iyi anlatan ve izleyicide unutulmaz izler bırakan reklamları anlatıyor. Serhat Bayram ve Mert Demirhan ardından serinin diğer konuğu Alaaddin Kreatif Direktörü Mustafa Can Demir oldu.
İşte M. Can Demir’in seçimleri ve yorumlarıyla 2023’ün en iyi reklamları:
Stella Artois – The Artois Probability
Cannes Lions’ın bile 27.992 başvuru aldığı bir yılda beş iş seçmek zor ama ben seçkimi farklı kategorilerdeki favorilerimden oluşturarak işimi biraz kolaylaştırmak istedim.
Birinci sırada, tarihin en eski logosuna sahip bir marka ve onun tarihin derinliklerinden çıkan kampanyası var. Aslında bu eser yalnızca bir ilan kampanyası da olabilirdi ama GUT L.A. ofisi, çok daha derinlere inmeye cesaret etmiş. Kampanyayı büyütmüş ve geçmişiyle büyüyen Stella Artois markasına hediye etmişler. Bizler de bu hediyeden payımızı, keyifle alıyoruz…
IKEA – Proudly Second Best
Markalara en çok yakışan kostümlerden biri; alçakgönüllülük…
Özellikle, herkesin kendini abartılı bir şekilde satmaya çalıştığı bir evrende, bu tarz iletişimlerin markaya duyulan gönül bağını güçlendireceğini görmek çok zor değil ama belli ki uygulaması zor… Film, ilan ve radyo spotlarının her birinde aynı tonu yakalamış olan bu sessiz, sakin, minimal kampanya, bence göründüğünden çok daha büyük.
Channel 4 – Idents 2023
Birleşik Krallık’ta TV kanal jeneriklerine başka bir gözle bakılıyor. Bu yıl Channel 4’un bu kategoriye bıraktığı şiir de bunun en büyük ispatı. Bir açık brief olarak başlayan, 5 farklı temada, 500 farklı fikrin değerlendirildiği bir meditatif sürecin ardından bu şaheser ortaya çıkmış. Channel 4 CMO’su, ayda 50 milyon kişinin karşısına çıkacak bu jenerik serisini, Birleşik Krallık’ta en çok görüntülenen sanat eseri olarak tanımlıyor. Kamera arkası görüntülerinin de mutlaka izlenmesi gereken bu jenerikler, ince ince işlenmiş bir büyü gibi.
The Puerto Rican Alzheimer Association – Jingle Therapy
EM Pİ VAN ÇOCUĞUYUZ BİZ ŞUBİDİBİDİP ŞUBİDİBİDİPDİP!
Kafamızın içinde eski jingle’lar büyük yer kaplıyor. Aynı tonlama ile birisi VATAN dese TA TA TA TAN diye cevap verenlerin ya da ne zaman zeytinyağı doldursa içinden KOMİLİKOMİLİKOMİLİ diyenlerin sayısı oldukça fazladır. İşte, kollektif hafızamıza sıkı sıkı tutunmuş bu jingle’lar, The Puerto Rican Alzheimer Association girişimi ile hastalardaki semptomları hafifleten bir terapiye dönüşüyor. Kafaların içinde yıllardır bedavaya yaşayan jingle’ların, kira ödeme vakti.
Cache İstanbul – The Symbols of Change
İletişimde genellikle bugüne bakıyoruz.
Büyük şehirler, kısa konuşmalar, komik şakalar, acı gerçekler içerisinde, aslında ne kadar derin bir kültürün üzerinde yaşadığımızı pek fark etmiyoruz. Neyse ki Cache İstanbul fark etmiş. Güzel örneklerini genellikle Romanya’daki meslektaşlarımızın elinden gördüğümüz ama bizim ülkemizin kültür ikliminin de çok verimli olduğu bir konuda, Rafineri’den çıkan bu işi ilk gördüğüm andan beri alkışlıyorum.
https://vimeo.com/875040792



