Volkswagen‘ın son reklamı, sadece araç sürmenin ötesinde bir deneyimi, bir deniz feneri bekçisinin gözünden anlatarak büyüleyici bir hikaye sunuyor.
Adanın uzak bir köşesinde yaşayan ve araba kullanmaya hiç ihtiyaç duymayan nazik bir deniz feneri bekçisi, Volkswagen’in direksiyonuna geçmeye karar veriyor. Hikaye, rutin hayatına heyecan katan bu bekçinin serüvenini anlatıyor.
DDB Sidney ajansı tarafından tasarlanan reklam, “Let’s go for a drive” kampanyasının bir parçası olarak öne çıkıyor. Deniz feneri bekçisinin, boyutları kısıtlı adasında bile araba kullanmanın keyfini keşfetmesi, izleyicilere sürüş deneyiminin özündeki zevki hatırlatıyor.
Steve Rogers‘ın yönetmenliğinde çekilen reklam, görsel dilinin evrenselliği sayesinde Avrupa’da da büyük beğeni toplayabilecek bir estetik sunuyor. Reklam, seçilen güzel ve gizemli mekanlarla zenginleştirilmiş, izleyicileri merak içinde bırakan bir hikaye sunuyor.
Deniz feneri bekçisinin, dış dünyadan haberler getiren bir gemiyi gördüğü an, sevinçle Volkswagen’in direksiyonuna atlayarak kısa bir yolculuğa çıkması, hikayenin zirvesini oluşturuyor. Bu an, araba kullanmanın sadece bir ulaşım aracı olmanın ötesinde bir deneyim olduğunu vurguluyor.
DDB Sydney’nin Yönetici Kreatif Direktörü Matt Chandler, “Bu kampanya, basit ve güzel bir hikaye ile araç kullanmanın keyfini anlatmayı amaçlıyor” diyor.
Volkswagen Avusturalya Binek Araçlar Genel Müdürü Michal Szaniecki ise şu ifadeleri kullanıyor: “En başından beri yaratıcı konseptle derin bir bağ hissettik ve bunun bir marka olarak kim olduğumuzu ve insanların arabalarımızı sürerken nasıl hissetmelerini istediğimizi mükemmel bir şekilde yansıttığına inandık”



