• Hakkımızda
  • Künye
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Anasayfa SÖYLEŞİLER

“10 yıl gibi kısa bir sürede ihracat şampiyonu olduk”

Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan ile markanın küresel yolculuğunu ve sürdürülebilirlik vizyonunu konuştuk.

Berkan Kişin Berkan Kişin
18 Şubat 2025
SÖYLEŞİLER

40 yıl önce küçük bir atölyede temelleri atılan Kar Porselen, bugün Bonna markasıyla küresel sofralarda yerini alıyor. Türkiye’nin porselen üretiminde yenilikçi atılımlar yapan markalarından biri olarak Kar Porselen hem geleneksel birikimini hem de modern tasarım anlayışını Bonna ile birleştirerek 100’den fazla ülkeye ihracat yapan güçlü bir oyuncuya dönüştü. Türkiye’nin ilk %100 HoReCa markası olarak, sektöre sunduğu yenilikçi çözümler ve teknolojik yatırımlarla büyümesini hız kesmeden sürdürüyor. Bonna’nın başarısının ardındaki stratejiyi, markanın küresel yolculuğunu ve sürdürülebilirlik vizyonunu, Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan ile konuştuk. “Sadece 10 yılda ihracat şampiyonu olmak, Türk markalarının globalde ne kadar güçlü olabileceğinin bir kanıtı” diyen Aşkan, Bonna’nın gelecek hedeflerini ve sektöre sunduğu yenilikleri bizimle paylaştı. 

Bonna’nın Kar Porselen’in 40 yıllık deneyimi üzerine inşa edilen bir marka olarak hikayesini ve kilometre taşlarını paylaşabilir misiniz? 

Babam Tahsin Aşkan ve amcam Özer Aşkan küçük bir atölyede seramik sepet, daha doğrusu nikah şekerliği üreterek Kar Porselen’in temellerini atmış oldu. 1980’li 90’lı yıllarda, üretmiş olduğu bu sepetler ve aşçı kaşıklığı o dönemlerde o kadar popüler oldu ki neredeyse hemen her evde bunları görmek mümkündü. Zamanla büyüyen bu küçük atölye, ilerleyen dönemlerde pek çok başarıya imza attı, Türkiye’de üretilen ilk kare form tabak mesela, Kar Porselen’e ait.

2007 yılında geldiğimizde ise Kocaeli’nde 10.000 m² kapalı alana sahip modern üretim tesisimizin temellerini attık ve porselen üretimine başladık. 2012 yılında Türkiye’de bir ilk olan Fine Bone Porselen üretimine başladık ve 2014 yılında Türkiye’nin ilk %100 HoReCa markası olan Bonna kuruldu.

Bonna kurulduğu günden bu yana birçok ilke imza attı. Türkiye’de ilk kez porselende dijital dekorlama teknolojisini kullandık, ilk defa yapay zekâ teknolojisiyle tasarlanan porseleni biz ürettik. Türkiye’de yine ilk defa, 2014 yılında fine bone porselen tabaklarda ömür boyu kenar çıtlamazlık garantisini sektöre ilk biz sunduk. 2018’den itibaren ihracatta dördüncülük, üçüncülük ve ikincilik derken 2023 yılında porselen, sofra ve mutfak eşyaları kategorilerinde ihracat şampiyonu Bonna oldu ve bunu sadece 10 yılda yaptık. %100 HoReCa sektörüne hizmet eden bir marka olarak bugün Bonna’nın Türkiye’deki başarısını yurt dışında da sürdürmeye gayretle devam ediyoruz.

Bonna, kısa sürede 6 kıtada 100’den fazla ülkeye ihracat yapan bir marka haline geldi. Bu başarının arkasında yatan stratejileri ve yaklaşımı nasıl tanımlarsınız?  

%100 HORECA markası olmanın bize sağladığı en büyük avantaj, tüm odağımızı bu özel pazarın ihtiyaçlarına yönlendirebilmemiz. Bu strateji sayesinde, sektörün taleplerine yenilikçi ve hızlı çözümler sunarak, pazardaki dinamiklere uyum sağlıyoruz. Her geçen gün değişen ihtiyaçlara en hızlı şekilde cevap verebilmek, markamızın büyümesinin temel nedenlerinden biri oldu. Yenilikçilik ve inovasyon, sürekli olarak gelişen pazar şartlarına ayak uydurmamıza olanak tanıyor.

“İhracat Şampiyonu” unvanını kazanmanız markanız için ne ifade ediyor?

İhracat şampiyonu olmamız, birçok açıdan bizler için büyük bir mutluluk kaynağı ve gurur verici bir başarı. En çok gurur duyduğumuz konulardan biri, %100 Türk markası olan Bonna ile ülkemizi dünya genelinde gastronomi dünyasında en iyi şekilde temsil etmek. Yurt dışı pazarlarında kazandığımız başarılar, Türk markalarının globaldeki gücünü artırırken, aynı zamanda Türkiye’nin tanıtımına ve küresel alandaki rekabetçiliğine katkı sağlıyor.

Bunun yanı sıra, ihracatın ülkemize sağladığı makroekonomik avantajlar da bizi son derece motive ediyor. Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasında üzerimize düşen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirerek, ekonomimize katkı sağlıyoruz. Bu süreç, aynı zamanda stratejilerimizin ve aksiyonlarımızın doğruluğunu bir kez daha kanıtlamış oluyor. İhracatla elde ettiğimiz başarılar, gelecekteki hedeflerimizi daha da güçlendiriyor ve markamızın globaldeki etkisini artırma yolunda bize büyük bir güven veriyor.

HoReCa sektörüne özel yenilikçi koleksiyonlar oluştururken hangi teknolojik araçları kullanıyorsunuz? Bu araçlar, koleksiyonlarınızın estetik ve işlevselliğini nasıl etkiliyor? 

Tasarım konusunda son teknoloji makineleri kullanıyoruz. Dijital dekorlama teknolojisi sayesinde hayal ettiğimiz tasarımları ürünlerimize aktarabiliyoruz. Ayrıca reaktif sır teknolojisi kullandığımız ürünlerimiz var. Reaktif sır sayesinde ürünlerimizin her biri seramik atölyesinden çıkmış gibi eşsiz bir tasarıma, renk geçişlerine sahip oluyor. Bunun yanı sıra 2014 yılında yapay zekâ ile ilk porselenimizi tasarladık. Bonna Touch isimli uygulamaya entegre ettiğimiz bu AI tool’u sayesinde de yapay zekadan yardım alarak tasarımlar oluşturabiliyoruz. “Futura” koleksiyonumuz yapay zekâ ile tasarladığımız bir seri.

Bonna’nın tasarımda bu kadar güçlü olmasının altında elbette bu bahsettiğim teknolojilerin yeri büyük. Hatta küçük bir sır verelim. Pek yakında Türkiye’nin porselen sektörüne bir ilki daha getireceğiz.

İşlevsellik konusunda gelince, ürünlerimiz pazara sunulmadan önce kalite kontrol aşamasında defalarca üst düzey makineler tarafından test ediliyor. Bu makinelerle ürünün kenar dayanıklılığı, termal şok direnci gibi teknik özellikleri pek çok açıdan kontrol ediliyor ve bu sayede sektör profesyonellerinin, işletme yöneticilerinin operasyonel kaygılarını düşürüp maliyetleri azaltmasına yardımcı oluyoruz. Şefler ise operasyonel kaygılardan uzakta yemek sunumlarına odaklanabiliyor.

2015 yılında ömür boyu kenar çıtlamazlık garantisi sunarak sektörde fark yarattınız. Bu vaadin sektördeki etkisi nasıl oldu ve tüketiciler tarafından nasıl karşılandı?

Yenilikçilik ve %100 HORECA konsantrasyonumuz sayesinde, sektörün ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde anlayıp etkili çözümler sunmamız, pazar tarafından son derece olumlu karşılandı. Bu yaklaşım hem müşteri memnuniyetini artırdı hem de sektördeki rekabet gücümüzü pekiştirdi. Aynı odak ve hızla, gelecekte de ihtiyaçlara hızlı ve etkili bir şekilde cevap vermeye devam edeceğiz, böylece sektördeki liderliğimizi sürdüreceğiz.

Dünyanın en prestijli gastronomi yarışması Bocuse d’Or sponsoru olarak markanızı dünyaya tanıtmak nasıl bir duygu?

Şu anda 6 kıtada 100’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Ülkemizdeki marka bilinirliğimizi dünyaya taşımak bizim için çok kıymetli ve Bocuse d’Or da küresel çapta gastronomi sektörünün en büyük ve önemli yarışması. 2023-2025 yılları arasında Bocuse d’Or yarışmasının Platinum Partner’i olarak yarışmayı geçtiğimiz hafta arkamızda bıraktık. Süreç olarak ekipçe çokça emek verdiğimiz bir süreç oldu. Dünyanın en iyi şefleri şampiyonluğa ulaşmak için yoğun bir savaş verdi, biz de bu süreçte Türk porselenini onlarla buluşturduk. Bonna olarak hem markamızı dünyaya tanıtmak hem de şefleri desteklemek, onlarla yan yana olmak bizim için çok önemli. Güzel bir yolculuktu ve gastronomiyi desteklemek için bundan sonra da elimizden geleni yapacağız.

Sürdürülebilirlik konusunda sektöre öncülük eden bir marka olarak hangi uygulamaları hayata geçiriyorsunuz? 

Bonna olarak Net Sıfır Hedefi’ne katkı sunacak şekilde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Karbon ayak izimizi ISO 14064 ve GHG Protokolü’ne göre yıllık olarak ölçüyoruz ve buna uyumlu stratejiler geliştiriyoruz. Kenar çıtlamazlık direncimiz ve dayanıklı ürünlerimiz ile ürünlerimizin atıl olma süresi oldukça geç oluyor. Tek pişirim ve yerel kaynaklarla üretilen Premium Vitrified koleksiyonlarımız ile daha düşük karbon ayak izi bırakıyoruz. Atıklarımızı değerlendiriyoruz, üretim döngüsündeki atıkların %87’sini geri kazandıran geri dönüştürülmüş porselen koleksiyonlarımız var. Bünyemizdeki endüstriyel atık su arıtma sistemi sayesinde atık suyun %99,9’ı geri dönüştürülüyor. Paketlemede geri dönüştürülmüş ambalajlar kullanıyoruz. Enerji konusunda ise Güneş Enerji Sistemi ile desteklenen ve Leed Gold sertifikalı Net Sıfır Depomuz var.

“Gelecekte de yenilikçi yatırımlarımız ve genişleyen pazarlarımızla küresel etkimizi artırmaya devam edeceğiz.”

Bonna’nın gelecek vizyonu nedir? Özellikle yeni pazarlar, teknolojiler ve ürün inovasyonları açısından ne gibi hedefleriniz var?

Mutlu paydaşlarımız ve yeni tesislerimiz, gelecekteki hedeflerimize ulaşmamızda önemli kilometre taşları. Doğaya, insana, topluma ve son olarak tüm paydaşlarımıza saygılı bir şekilde işimizi yapmak önceliğimiz. Yeni tesislerimiz büyümemizi desteklerken aynı zamanda daha geniş pazarlara açılmamıza olanak sağlayacak. Yeni pazarlarla birlikte, paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü ilişkiler ve yatırımlarımız, şirketimizin sürdürülebilir başarısının temelini oluşturacak ve globaldeki etkisini artıracaktır.

Etiketler: BonnaKar Porselenmanşetsöyleşi

İlgili Haberler

Ba’ndo, Reunik’i nasıl sürdürülebilir bir moda ikonuna dönüştürdü?
SÖYLEŞİLER

Ba’ndo, Reunik’i nasıl sürdürülebilir bir moda ikonuna dönüştürdü?

“Başarımızın sırrı öncelikle insan, uzmanlık bir de tutku ve heyecan”
SÖYLEŞİLER

“Başarımızın sırrı öncelikle insan, uzmanlık bir de tutku ve heyecan”

Karaca ve SuperFresh’ten lezzet dolu bir işbirliği: “Sosyal Lezzetler” nasıl doğdu?
SÖYLEŞİLER

Karaca ve SuperFresh’ten lezzet dolu bir işbirliği: “Sosyal Lezzetler” nasıl doğdu?

  • Hakkımızda
  • İletişim ve Künye
  • Reklam Seçenekleri
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
AD JUST BRAND

© 2020 - 2025

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Ajanslar
    • Dijital
    • Medya
    • Teknoloji
    • Trend
    • KSS
    • Sosyal Medya
    • Atamalar
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Case Study
    • Görüş
  • SÖYLEŞİLER
  • AJANS AĞI
  • KARİYER
  • HAKKIMIZDA VE İLETİŞİM

© 2020 - 2025

Kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası.