REUNIK, sürdürülebilirliği ve eşsiz tasarımı mükemmel bir şekilde harmanlayarak, bir gözlük markasından çok daha fazlasını sunuyor. Çevresel sorumluluk ve estetik arasında mükemmel bir denge kurarak, modern bir yaşam biçimi yaratıyor. Bu vizyonun tasarım ve iletişimde hayat bulmasında, markanın doğuşundan itibaren stratejik iş ortağı olan Ba’ndo’nun büyük payı var. Biz de markanın doğuş hikayesini ve yaratım sürecini, Ba’ndo Kurucu Ortağı Emrah Doğru ve REUNIK Kurucu Ortağı Berrak Top ile derinlemesine konuştuk. İstanbullu köklerinden ilham alarak her detayda sürdürülebilirliği ön plana çıkaran REUNIK, Ba’ndo’nun yaratıcı yaklaşımıyla, sektörde fark yaratan bir marka kimliği inşa etti. Tasarımdan logoya, iletişim dilinden sanat yönetimine kadar her aşama, bu güçlü iş birliğinin bir yansıması olarak şekillendi. Bu söyleşide, REUNIK’in Ba’ndo ile birlikte şekillenen tasarım yolculuğunu ve sürdürülebilirliğin marka kimliğine nasıl yön verdiğini daha yakından keşfedeceğiz.
REUNIK markasının doğuş hikayesini paylaşır mısınız?
Berrak Top: Bizim hikayemiz sadece bir marka hikayesi değil, aynı zamanda bir aile hikayesi… REUNIK, kurucuları arasındaki derin bağ ve akrabalığın samimiyetle harmanlandığı bir marka. Ayrı profesyonel hayatları olan üç ortak olarak, yerelde bir marka yaratma isteğimizle bir araya geldik. Amacımız sadece ekonomik bir girişimde bulunmak değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel sorumluluk bilinciyle hareket etmekti.
Ben ve eşim Hasan, 2021 yılından beri bitkisel besleniyoruz ve bu yaşam tarzı, markamızın sürdürülebilirlik anlayışını derinden etkiledi. Doğal kaynakları koruma ve etik sorumluluk bilincimizi güçlendirdi. Bu değerleri REUNIK’in temel felsefesine yansıtarak, gözlüklerimizin yalnızca şık ve kaliteli değil, aynı zamanda çevreye duyarlı ve etik olarak üretilmiş olmasını amaçladık.
Mustafa, girişimci ruhunu ve geniş vizyonunu markamıza kattı. Geri dönüştürülmüş malzemelerle gözlük üretirken aynı zamanda tüm ambalajlarımızı ve mümkün olan süreçlerimizi de sürdürülebilir hale getirdik. Böylece, her bir REUNIK gözlüğü, ailemizin ve değerlerimizin bir yansıması olarak, sadece bir ürün değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi ve değerler bütünü haline geldi.
REUNIK, geri dönüşümün (re) ve biricikliğin (unik) birleşimi. Her bir gözlüğümüz, üretim sürecimiz sayesinde renk ve desen açısından tamamen farklı bir ürün olarak ortaya çıkıyor. Bu da her parçayı benzersiz kılıyor ve bizi diğer markalardan ayırıyor. Aile bağlarımız, çevresel sorumluluğumuz ve kişisel inançlarımızla şekillenen REUNIK, sadece bir gözlük markası olmanın ötesine geçiyor. Her detayda, her tasarımda ve her aşamada sürdürülebilirlik ile etik sorumluluğu ön planda tutarak, dünyaya olumlu bir katkı sağlamayı amaçlayan bir yaşam biçimi olarak hayat buluyor.
REUNIK ile iş birliğine nasıl başladınız?
Emrah Doğru: Ba’ndo olarak birlikte çalıştığımız, hayat verdiğimiz, sesleri olduğumuz markaları özenle seçiyoruz. Çalışmalarımızla gezegenimizin geleceği üzerinde yapabileceğimiz etkinin farkındayız. Berrak bize ilk ulaştığında, yaratmak istedikleri markanın değerleri tam da bizim arkasında durmayı isteyeceğimiz türdendi. İşe ilk olarak yaratacağımız markanın değerlerini oluşturarak başladık. İnşa edeceğimiz her öğeyi “İstanbullu”, “sürdürülebilir” ve “gelecek odaklı üretim” bu değerlerle şekillendirdik.
Ayrıca burada gözden kaçırmamamız gereken bir önyargı da vardı: Sürdürülebilirlik kaygısı ile üretilen ürünler, tasarım ve estetikten yoksun olur. Bu yargıyı yıkmak için yaratacağımız sistemin reddedilemez bir biçimde genç, havalı ve eğlenceli olması şarttı. Biz de REUNIK’i sürdürülebilirlik ve stil arasında konumlanan bir köprü olarak ele aldık. Bu köprü sembolü, markanın İstanbullu köklerini de vurgulayan çok güçlü bir metafor oldu.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
“Re” tekrar yapmak, yeniden anlamlarını taşıyor. “Unik” ise biricik, eşi benzeri olmayan. İki kelime birleşip REUNIK’i oluşturuyor. Çünkü REUNIK, gelecek odaklı inovatif üretim biçimi ve tekniği nedeniyle hiçbirinin eşi olmayan benzersiz gözlükler üretiyor. Yani hem süreç hem de sonuç eşsiz.
Bu zengin bağlamı karşıya taşıyabilmesi için genç, havalı ve orijinal bir logo ürettik. Logo dikkat çeken, cesur ve kararında ‘acayipliklerden’ oluşuyor. Özel yaratılmış oyuncu harfler, aynı zamanda basit ama karakterli dönüşler ve ters duran bir “i” harfi gibi ilgi çekici özellikleri var. Bunlar logoyu hem çağdaş hem de zamansız kılıyor.
Sürdürülebilirlik olgusunun beraberinde getirdiği ön yargılara takılmamak için, çok güçlü bir sanat yönetimi kullandık. Sanat yönetimi ve markanın tonu birleşince ortaya İstanbul’u merkezine alan, zengin kültürünü ve harika enerjisini kendi kimliğinde yoğuran bir dil ortaya çıktı. Bu ruh hali REUNIK’in karakterini başarıyla yansıtıyor.
Tüm bunları bir araya getirecek elementler olarak da öncelikle, belirgin ve geniş bir renk paleti oluşturduk. Bu renklerle hem İstanbul’un multi kültürel özünü hem de REUNIK gözlüklerinin eşsiz varlıklarını birleştirebiliyoruz. Tipografi seçimlerimizle yarattığımız marka kimliğini daha da ileri taşıdık. Cesur ve ben buradayım diyen bir display slab-serif fontu Snapshot’ı, ayakları yere basan sans-serif TT Interphases Pro ile birlikte kullanarak oluşturmak istediğimiz sistemi en iyi şekilde destekledik. Bu ikili, markanın iletişimindeki sözel dili karşıya geçirirken büyük rol üstleniyor. Yüklediğimiz anlamı derinleştirmek için kendine özgü tarzı olan bir ikonografi sistemi de oluşturduk. Burada İstanbul’un maskotları haline gelen kedi ve martıları ön planda kullandık, böylece kültürel dokuya bir katman daha ekledik.
Ba’ndo ile iş birliği yapma kararı almanızın ardındaki sebepler nelerdir? Bu iş birliğinin markanız için ne gibi avantajlar sunduğunu düşünüyorsunuz?
Berrak Top: İlk sebep iletişim. Start-up bir firma olarak ajans araştırması yaptığımız sırada doğru iletişim kurmayan birçok ajansla karşılaştık. Tam umudumuzu kaybediyorduk ki Ba’ndo ile yollarımız kesişti. Onlarla kurduğumuz açık iletişim aramızda güçlü bir güven duygusunun oluşmasına sebep oldu ve bu da bence hem tasarım sürecine hem de işimize yansıdı. Onların iş yapma biçimlerine duyduğumuz güven, bu iş birliğini sadece stratejik değil, aynı zamanda doğal bir adım haline getirdi.
İkinci sebep ise, onların sürdürülebilirlik konusundaki çalışmaları ve bu alandaki tecrübeleri oldu. Hem bizim hem de Ba’ndo’nun çevreye duyarlı bir yaklaşımı var, bu da iş birliğimizin temel taşlarından biri. Onların sürdürülebilirlik alanındaki öncü adımlarının, markamızın bu konudaki ilerlemesine büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Bunun yanı sıra, iki ekip arasında da güçlü bir kimya yakaladık. Aynı değerlere sahip olmak ve benzer hedeflere yürümek iş birliğimizi daha da anlamlı hale getirdi.
REUNIK’in yaratıcı sürecinde nasıl bir yaklaşım benimsediniz ve bu süreç projeye nasıl yön verdi?
Emrah Doğru: Ba’ndo’da yaratıcı süreçlerimizin ana hatları bellidir. İlk olarak geniş ve derin tutulan bir araştırma süreci ile işe başlarız. Daha sonra süreçteki çıktıları değerlendirerek şekillenen bir bağlam yaratma evresine geçeriz. Bu metodumuzun içeriği her müşterimize göre değişiyor; yöneldiğimiz ve zihin dünyamızı genişlettiğimiz konular her seferinde farklılaşır. Bu sistem sayesinde anlamlı, geleceğe bakan ve her şeyden önemlisi eğlenceye de alan açan işler üretebiliyoruz. REUNIK’in yaratıcı süreci de daha farklı değildi, bu yolda kendimizi İstanbul’un çoklu kültürüne ve zengin tarihine teslim ettik.
Sürdürülebilir yaklaşım, marka felsefenizde nasıl bir yere sahip?
Berrak Top: Sürdürülebilirlik markamızın kuruluş amacının bel kemiğini oluşturuyor. Sürdürülebilirliğin ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları hem bireysel olarak bizim için hem de markamız için büyük önem taşıyor. Markayı kurarken yerel üretim ve yerel ekonomiye katkı birinci önceliğimizdi. Ayrıca, her adımımızda çevreye olan etkileri gözetiyoruz ve ürünlerimizin ilk tasarım aşamasından müşteriye ulaşana kadar geçen tüm süreçlerinde sürdürülebilirliği merkeze koyuyoruz.
Gözlüklerimizden ambalajlarımıza kadar tüm malzemelerde geri dönüştürülmüş veya dönüştürülebilir seçenekler tercih ediyoruz. Bu yaklaşımın, markamızın felsefesini yansıtarak hem tüketicilerle güçlü bir bağ kuracağına hem de bilinçli bir topluluğun parçası olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz. Müşterilerimizin, markamızın bu duyarlılığını takdir edeceğini ve aramızda güçlü bir bağ oluşturacağına inanıyoruz.
Sürdürülebilirliği iletişim stratejinize nasıl entegre ettiniz?
Emrah Doğru: Berrak ve Hasan, sürdürülebilirliğin temel marka değerinde çok önemli bir yerde durduğunu ilk gün anlatmıştı. Dolayısıyla, tüm kimliği şekillendirirken ön planda tuttuğumuz bir değerdi. Ama bu olguyla eşleşen görsel renk ve imalardan özellikle kaçındık. Örneğin, ana renk olarak yeşili değil, sarıyı ön plana çıkardık. Görsel dilimizi canlı, genç ve havalı bir sanat yönetimiyle şekillendirdik ve iletişimimizde, eğlenceli ve çevreci bir dil kullandık. Bu doğrultuda markanın temel taşıyıcı sloganını “SUSTAINABLE EYEWEARS FROM ISTANBUL” olarak belirledik. Bu kullanım bize doğrudan derdimizi anlatma olanağı sundu.
İş birliğinizin temelini oluşturan ortak vizyon gelecekteki projelere nasıl yansıyacak?
Berrak Top: Ba’ndo, markamızla en başından beri stratejik bir iş ortağı olarak yanımızda yer aldı. Markamıza olan bağlılıkları ve aramızdaki sinerji, iş birliğimizin temelini oluşturdu. Kurumsal kimliğimizi oluştururken, aynı dili konuşarak ortak bir vizyon geliştirdik; bizi gerçekten anladılar ve bu da markamızın sağlam temeller üzerine inşa edilmesini sağladı. Hedeflerimize ulaşırken Ba’ndo’nun yaratıcı yaklaşımı ve stratejik vizyonu, markamızın büyümesinde önemli bir rol oynamaya devam edecek. Dolayısıyla, sadece bir iş ortağı değil, aynı zamanda birlikte büyüme hedefiyle yol aldığımız bir ekip olarak geleceğe adım atıyoruz.
Emrah Doğru: Yarattığımız marka kimliği ile REUNIK’e hem çok sağlam bir temel hem de iyi bir başlangıç sağladık. Bu kimlikle ileride atacağı adımlar konusunda çok net bir tavrı olacak REUNIK’in. REUNIK için sürdürülebilir moda ve İstanbul’un kültürel tarzını bir araya getireceğimiz, bir gelecek hayal ediyoruz. Yakın gelecekte çeşitli kampanyalarımızla REUNIK kültürünü geniş kitlelerle paylaşabilmeyi hedefliyoruz.














