Koronavirüs salgını nedeniyle kısmi ve tam kapanmalardan en çok hasar gören sektörlerden biri kültür-sanat oldu. Pek çok sanatçı hem maddi hem de manevi açıdan zorlu bir süreçten geçti. Bu süreçte toplumla bir araya gelemeyen sanatçıları desteklemek için Akasya Kültür Sanat ile İyilik İçin Sanat Derneği, Alenen Sanat projesini hayata geçirdi. Projenin çıkış fikrini ve günümüzde ulaştığı noktayı bizlere anlatan Akiş GYO Satış ve Pazarlama Direktörü Didem Hiçyorulmazlar, Alenen Sanat projesinin kültür sanat profesyonelleri için sürdürülebilir ve kapsayıcı yeni bir model geliştirme düşüncesiyle ortaya çıktığını belirtiyor. Pandemi döneminde erişilebilirliği ve sürdürülebilirliği tehlikeye düşen sanatı tekrar sanat tüketicisiyle buluşturduklarını ifade eden Hiçyorulmazlar ayrıca, “Pandemiyle kan kaybeden ziyaretçi sayısını da sosyal fayda sağlayarak artırmayı başardık. Tanıtım çalışmalarımız aynı zamanda sanatsever bir kitleyi de ziyaretçi kitlemize dahil etmemizi sağladı” diyor.
Alenen Sanat, özellikle genç sanatçıların desteklenmesi ve sanatın daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından önemli bir proje. Nasıl çıktı bu proje ortaya?
Alenen Sanat aslında tamamen ihtiyaç kaynaklı doğan bir proje. 2020 sonunda tohumlarını attığımız ve ilk ayağını Aralık 2021’de görücüye çıkardığımız projemizin çıkış noktası pandemi döneminde erişilebilirliği ve sürdürülebilirliği tehlikeye düşen sanatı tekrar sanat tüketicisiyle buluşturmaktı. Nitekim UNESCO, Covid-19 pandemisi nedeniyle sanat sektörü ve yaratıcı sektörde 10 milyona yakın kişinin işsiz kaldığını duyurdu. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada müze, sinema, tiyatro, konser ve sergi alanlarının kapandığına şahit olduk. Ancak her krizin kendi fırsatını yaratması gibi, pandemi de sanatın yaratım, üretim, dağıtım ve erişim süreçlerinde alternatif kanalların ortaya çıkmasına vesile oldu. Alenen Sanat projesi işte tam da böyle bir ortamda, kültür sanat profesyonelleri için sürdürülebilir ve kapsayıcı yeni bir model geliştirme düşüncesiyle ortaya çıktı.
İyilik İçin Sanat Derneği ile geliştirdiğimiz projemizde motivasyonumuz bir yandan genç sanatçılara, pandemiden bağımsız olarak, erişmekte güçlük çektikleri atölye ve üretim ortamını sunarken, diğer yandan kısıtlama ve kapanmalarla gerileyen ziyaretçi trafiğimizi artırmaktı. Öte yandan sanatçıların bir diğer sorunu olan “farklı disiplinlerden sanatçılarla etkileşime girme” açığını da Alenen Sanat’ın multi-disipliner yapısı sayesinde giderme fırsatımız oldu. Projemizin bir diğer amacı ise sürdürülebilir bir sanat üretimi için gereken maddi desteği sunabilecek sanat alıcılarını genç sanatçılarla buluşturmaktı.
Alenen Sanat projesinin detaylarını bizimle paylaşır mısınız? Proje kapsamında neler yapıyorsunuz?
Günümüzde, pandeminin de etkisiyle özellikle genç sanatçıların önündeki en büyük engellerden biri olan atölye ihtiyacını karşılamak için onlara eserlerini üretip sergileyebilecekleri bir alternatif mekân sunma vaadiyle yola çıkan Alenen Sanat, aynı zamanda sanatçılara sağladığı küratöryel destek ile onların sanat alanında kalıcı olmalarına önayak olmayı amaç edinen bir proje.
Sanatçılara atölye, sahne, üretim alanı sunan Alenen Sanat projesi, tüm dallardan amatör ve profesyonel katılımcıları kabul ediyor. Projenin ilk etabında 19 eser AVM’nin ortak alanında sergilenme fırsatı buldu. Sanat eserlerini Akasya gibi yoğun ziyaretçi trafiği alan kamusal bir alana taşıyan projenin ikinci etabında ise 5 eser mağaza vitrinlerinde sergilenmeye başladı.
Proje, multi-disipliner kurgusu sayesinde genç sanatçılara çok yönlü bir sanatçı çevresiyle etkileşime girme, farklı potansiyellere sahip izleyicilerle bir araya gelme ve eserlerini sanat tüketicilerinin beğenisine sunarak gelir elde etme olanağı sunuyor. Projenin koleksiyonerlere sunduğu vaat ise halihazırda titiz bir ön elemeden geçerek sergilenen eserleri uygun fiyata erişmek ve genç sanatçılarla henüz kariyerlerinin ilk evrelerinde temas kurmalarını sağlamak. Ziyaretçiler cephesindeki vaadiyse eserleri farklı toplumsal grupların seyrine açarak, sanatın halihazırda sahip olduğundan çok daha geniş bir kitleye erişmesine katkıda bulunmak.
Tüm bunlara ek olarak Alenen Sanat, sanatçılara çok sayıda önemli sergiye katılım fırsatı sunarak genç sanatçıların kariyerinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunuyor.
Projeyle ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?
Alenen Sanat ile sanatçılar, eserlerini geniş kitlelerle buluşturma ve bilinirlik yakalama fırsatına eriştiler. Sanatçılar için görünürlük, Akasya ziyaretçileri için sanata ücretsiz erişim ve sanat izleyicileri için farklı disiplinlerde gelecek vaat eden sanatçıların eserlerini satın alma imkânı sunduğumuz projemiz, Türkiye’nin kültür-sanat ekosistemine ihtiyaç duyduğu desteği sanatçı ve sanatseverler üzerinden sunma hedefine ek olarak, pazarlama perspektifinden bakıldığında, pandemiyle kan kaybeden ziyaretçi sayısını da sosyal fayda sağlayarak artırmayı başardı. Alenen Sanat kapsamında gerçekleştirilen tanıtım çalışmalarımız aynı zamanda sanatsever bir kitleyi de ziyaretçi kitlemize dahil etmemizi sağladı.
Tüm bunların yanı sıra, Akasya pazarlama ekibimiz de yakın bir dönemde bu projemizle bir ödül aldı.
Akasya olarak benimsediğiniz kurumsal değerler arasında neler bulunuyor? Bu değerler ziyaretçileriniz ile aranızdaki bağı şekillendirmede nasıl rol oynuyor?
Akiş GYO A.Ş. olarak sürdürülebilirlik, kurum kültürümüzün vazgeçilmez unsurlarından bir tanesi. Bu bağlamda, Akiş yatırımlarından biri olan Akasya’da da kurumsal değerlerimizle örtüşen değerleri benimsiyor, hayata geçirdiğimiz projelerin sürdürülebilirlik ilkelerimize katkı sağlamasını hedefliyoruz.

Daha özele inmek gerekirse, Akasya’nın marka söyleminde “samimi, yenilikçi, akıllı, eğlenceli, yardımsever, çözüm odaklı, değer veren” sıfatları öne çıkıyor. Kısa ve uzun vadeli stratejilerimizi de bu doğrultuda oluşturuyoruz. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz tüm etkinliklerin, marka iş birliklerinin, özel projelerin merkezinde yine bu değerler yatıyor. Yalnızca Akasya yönetiminin değil; Akasya’da yer alan mağazaların, mağaza çalışanlarının, baştan aşağı aslında tüm paydaş ilişkilerimizin temeli bu değerlerle örüldüğünden marka söylemi ve marka vaadimiz de aslında birbiriyle örtüşüyor. Yıl içinde gerçekleştirdiğimiz anketler de ziyaretçilerimizin bizi bu değerlerle tanımladığını kanıtlıyor.
Gelecek dönemde kurumsal sosyal sorumluluk ve iletişim çalışmalarınızı hangi alanlarda sürdürmeye devam edeceksiniz? Ajandanızda neler var?
Sürdürülebilirliği her alana yaymak önceliklerimizin başında geliyor. Bu kapsamdaki projeleri ve kültür-sanat çalışmalarını önümüzdeki dönemlerde de desteklemeye devam edeceğiz. Sanatta sürdürülebilirlik kapsamında hayata geçirdiğimiz Alenen Sanat projemizin yanı sıra modanın sürdürülebilirliği için çalışan Nivogo’ya da yatırımlarımızla destek verdik. İş birliklerimizi devam ettirmek amacıyla Türkiye’nin ilk döngüsel mağazası Nivogo yine ilk olarak Akasya’da açıldı. Gelecek dönemde bu ve benzeri alanlardaki çalışmalarımızı çeşitlendirmeyi ve özünde sürdürülebilirlik olan projelere desteklerimizi sürdürmeyi hedefliyoruz.



