Syracuse Üniversitesi ve Fudan Üniversitesi‘nden araştırmacılar tarafından yapılan yeni bir çalışmaya göre, insanların doğru habere her zaman ulaşacaklarına dair inançları, sahte haberlerin yayılmasına katkıda bulunuyor. Bireyler, haberleri doğrulamadan paylaşıyor ve bu durum yanlış bilginin yayılmasına neden oluyor.
Çoğu sosyal medya kullanıcısı, “haberlerin bana ulaşacağı” zihniyetine sahip ve algoritmalara güvenerek doğru haberlerin karşılarına çıkacağını umuyor. Ancak bu durum, insanların okudukları haberlerin doğru olduğuna dair aşırı güven geliştirmelerine ve sahte haberlerle gerçek haberleri ayırt edememelerine yol açıyor. Ayrıca, bu durum insanların güvenilir medya kuruluşlarından uzaklaşmasına da neden oluyor.
Bu fenomeni daha iyi anlamak için araştırmacılar, ABD’den 1.014 yetişkinle bir anket çalışması yaptı. Katılımcılara, “Haberi aktif olarak aramama gerek yok çünkü her zaman karşıma çıkıyor” ve “Önemli bir haber olduğunda arkadaşlarım bana söylüyor” gibi ifadeler yöneltildi. Katılımcıların verdiği yanıtlar, bilgiye ulaşmak için ne kadar algoritmalara ve çevrelerine güvendiklerini ortaya koydu. Ayrıca, katılımcıların “Üçüncü Kişi Algısı” (Third Person Perception) üzerine de test edildi. Bu algı, bireylerin diğer insanlara kıyasla sahte haberlerle daha az karşılaştıklarına dair inançlarını ölçüyor.
Araştırmacılar, Üçüncü Kişi Algısını ölçmek için katılımcılara hem sahte hem de gerçek haber başlıkları gösterdi ve hangilerinin sahte olduğunu tahmin etmelerini istedi. Katılımcılara öncesinde sahte haberleri tespit etme konusunda ne kadar güvenli oldukları soruldu ve daha sonra değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca, katılımcılardan belirli sahte haber başlıklarını paylaşıp paylaşmayacakları sorularak, sahte haberleri yayma niyetleri ölçüldü.
Değerlendirmelerin sonuçlarına göre, katılımcıların %55,2’si “Haber-Bana-Ulaşır” algısına sahip çıktı. Genç katılımcılar, sosyal medya platformlarını aşırı kullanmaları nedeniyle bu algıya daha yatkındı. Ayrıca, bu kişiler sahte haberlere daha fazla güvenme eğilimindeydi ve bu durum yanlış bilgiyi paylaşma eğilimiyle de ilişkiliydi. Üçüncü Kişi Algısına sahip katılımcıların %40’ı, sahte haberleri diğer insanlardan daha iyi tespit edebileceklerine inanıyordu, ancak gerçekte sahte haberleri tespit etme konusunda ortalamanın altında bir performans gösterdiler.
Çalışma, “Haber-Bana-Ulaşır” algısı ile Üçüncü Kişi Algısı arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Bu iki algıya sahip kişiler, sahte haberlere daha fazla inanma eğilimindeydi çünkü bu algılar, bilgi sahibi olduklarına dair bir yanılsama yaratıyordu. Sosyal medya algoritmaları da bireylerde bu inancı beslemede önemli bir rol oynuyor çünkü insanlar, algoritmaların kendilerine güvenilir haberler sunacağına körü körüne inanıyor.



