Unilever’in yeni CEO’su Fernando Fernández, şirketin influencer marketing’e olan yatırımlarını 20 kat artıracağını duyurdu.
Tüketici ürünleri devi Unilever, influencer pazarlamasını stratejisinin merkezine yerleştirerek bu alana büyük bir yatırım yapma kararı aldı. Şirketin yeni CEO’su Fernando Fernández, Barclays’in Avrupa Tüketici Ürünleri Araştırma Başkanı Warren Ackerman ile yaptığı röportajda, Unilever’in sosyal medya ve influencer iş birliklerine yönelik yatırımını çarpıcı bir şekilde artıracağını açıkladı.
Fernández, günümüz tüketicisinin markaların doğrudan verdiği mesajlara karşı giderek daha şüpheci yaklaştığını belirterek, “Bugün markalar, doğrudan kendi mesajlarını verdiklerinde tüketiciler tarafından doğal bir şüpheyle karşılanıyor. Bu nedenle, başkalarının sizin markanız hakkında konuşmasını sağlayacak pazarlama sistemleri oluşturmak son derece önemli. Influencer’lar, ünlüler ve TikTok içerik üreticileri günümüzde tüketiciyle en etkili bağı kuran sesler haline geldi” dedi.

Sosyal medya yatırımı %50’ye çıkıyor
Unilever, rekabet gücünü artırmak amacıyla pazarlama bütçesini %13 seviyesinden %16’ya yükseltti. Özellikle sosyal medya harcamalarına yapılan yatırımın artırılacağını belirten Fernández, bu alandaki payın %30’dan %50’ye çıkacağını açıkladı. Unilever, önümüzdeki dönemde 20 kat daha fazla influencer ile iş birliği yapmayı hedefliyor.
CEO Fernández, influencer’ların ve içerik üreticilerinin markalar için hayati önem taşıdığını vurgularken, Unilever’in bu stratejiyi hiper-yerel ölçekte uygulayacağını söyledi.
Bu büyük çaplı influencer pazarlaması stratejisinin başarılı olması için teknolojik bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyleyen Fernández, yapay zekanın içerik üretiminde kritik bir rol oynayacağını da ekledi.
Unilever ve influencer marketing
Unilever, influencer marketing konusundaki ilgisini daha önce de göstermişti. 2023 yılında TikTok ile iş birliği yaparak ünlü #CleanTok merkezi üzerinden bir dizi kampanya başlatan şirket, bu projeyle bir yıl içinde 98,5 milyar izlenmeye ulaşmıştı.
Fernández ayrıca, şirketlerin yetersiz yatırım yapmasının rekabet gücünü olumsuz etkilediğini ve bu durumun büyük maliyetlere yol açtığını belirtti. Unilever için en önemli pazarların ABD ve Hindistan olduğunu söyleyen CEO, Avrupa’da da büyümenin hızlandığını ve Çin ile Endonezya’daki konumlarını güçlendirmek istediklerini dile getirdi.
Şirketin gelecekte küresel ölçekte daha geniş bir marka varlığına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Fernández, “Bugüne kadar markalarımızı küresel ölçekte yeterince başarılı şekilde lanse edemedik. Uzun vadede en güçlü markalarımızın daha geniş bir varlığa sahip olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Unilever şu anda en karlı 30 markasına odaklanan bir strateji izliyor. Bu strateji, en kârlı markalara ve en büyük pazarlara yatırım yapılmasını sağlarken, inovasyonu da hızlandırıyor. Nitekim Unilever’in satışları 2024’te %4,2 artarak 60,8 milyar dolara ulaştı. Şirketin büyümesi büyük ölçüde %2,9’luk hacim artışına dayanırken, fiyat artışlarının etkisi %1,3 seviyesinde kaldı.



