Birçok şirket gibi Google da çevresel ayak izini azaltmayı ve karbon nötrlüğü sağlamayı amaçlıyor. Ancak yapay zekaya yapılan yatırımlar bu hedeflere ulaşmayı zorlaştırıyor. Nitekim Google, yıllık sürdürülebilirlik raporunda, 2023 yılında emisyonlarının bir önceki yıla göre %13 artarak 14,3 milyon metrik tona ulaştığını belirtti.
Google, veri merkezlerindeki elektrik tüketiminin ve tedarik zincirindeki ek emisyonların bu artışta önemli rol oynadığını açıkladı. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, veri merkezlerindeki elektrik tüketimi 2022’den 2026’ya kadar iki katına çıkabilir. Bu da Japonya’nın elektrik talebine eşdeğer bir seviyeye ulaşabilir.
Google, 2030 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor ancak yapay zekanın gelecekteki çevresel etkilerine ilişkin belirsizliklerin bu hedefi zorlaştıracağını kabul ediyor. Yapay zekanın eğitimi ve kullanımı, veri merkezlerinden büyük miktarda enerji ve su tüketimi gerektiriyor. Nisan 2023’te yayınlanan bir araştırmaya göre, yapay zeka 2027’de İngiltere’nin su tüketiminin üçte ikisine denk gelen 6,6 milyar metreküp su kullanabilir.
Microsoft da veri merkezlerinin enerji tüketimi nedeniyle 2030 yılına kadar karbon nötrlüğe ulaşma hedefinin tehlikeye girdiğini belirtti. Ancak Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates, yapay zekanın iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir müttefik olacağını söyledi. Gates, büyük teknoloji şirketlerinin yenilenebilir enerjiye yatırım yaparak çevresel ayak izlerini azaltmaya çalıştıklarını vurguladı.
Google, yapay zekanın enerji ve su tüketimi nedeniyle emisyonlarını azaltma hedeflerine ulaşmakta zorluk çekse de, büyük teknoloji şirketleri genel olarak yenilenebilir enerjiye yatırım yaparak çevresel etkilerini azaltmaya çalışıyor. Ancak, yapay zekanın çevresel etkileri konusunda belirsizlikler ve zorluklar devam ediyor.



