Günümüzde iklim krizi, insanlığı en ciddi şekilde etkileyen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu krizin etkilerini azaltmak ve hızla ilerleyen iklim değişikliğini engellemek için toplumsal bir çaba gerekiyor.
Bu ciddi sorun hakkında farkındalık yaratmak ve gezegenimizin yaşanmaz bir hale gelme tehlikesini ele almak için influencer’ların rolü çok büyük. Özellikle sürdürülebilirlik odaklı içerikler üreten pek çok yaratıcı, bu konuya önem veriyor.
Ancak, birçok fenomen, “greenwashing” (yeşil aklama) eleştirilerine maruz kalmaktan korktukları için sosyal medyada iklim krizi hakkında konuşmaktan çekiniyor.
Unilever‘in son raporuna göre, içerik oluşturucuların %75’i aslında sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği konularını ele almak istiyor ancak %38’i takipçileri tarafından “yeşil aklamacılar” olarak etiketlenmekten endişeli olduklarını itiraf ediyor.
Araştırma, dünyanın dört bir yanından YouTube, TikTok ve Instagram gibi platformlarda influencer’lık yapan 232 kişiyi inceledi ve bu çalışma, influencer’ların %84’ünün çevre odaklı içerik üretirken kendilerini bazı nedenlerle sınırladığını gösteriyor.
Influencer’lar sürdürülebilir seçimler konusunda en büyük etkiye sahip
İçerik oluşturucularının, sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını teşvik etme konusundaki büyük etkisi göz önüne alındığında, bu tür endişeler oldukça önemli. Unilever tarafından daha önce yayınlanan bir rapora göre, tüketicilerin %78’i, influencer’ların sürdürülebilir seçimler konusunda en büyük etkiye sahip olduğunu belirtiyor. Ayrıca, insanların %83’ü TikTok ve Instagram’ın sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları hakkında bilgi edinmek için iyi platformlar olduğuna inanıyor.
Sürdürülebilir içerikler, “etkiyi azaltma” gibi eğilimlerle birlikte özellikle önem kazanıyor. Araştırmaya göre, influencer’ların %63’ü, 2023 yılında daha sürdürülebilir içerikler ürettiğini belirtiyor ve %76’sı gelecekte daha fazla sürdürülebilir içerik üretmeyi planlıyor.
İçerik oluşturucular, sürdürülebilirlik konusunda içerik üretmekten kaçınmalarının nedenini, “yeşil yıkama” endişesinin ötesinde, bu konuda yeterince bilgi sahibi olmamaları veya takipçilerinin tepkileriyle başa çıkamama korkusu olarak açıklıyorlar.
Unilever, bu engellerle karşılaşan influencer’ların markaların ve içerik oluşturucularının, çevre konularındaki karmaşık siyasi ve düzenleyici bağlamı doğru bir şekilde ele alabilmelerine yardımcı olmak amacıyla bir İçerik Oluşturucu Konseyi oluşturdu.
Bu konseyin amacı, önemli etki sahiplerinin, en güncel iklim bilimi araştırmalarıyla uyumlu içerikler üretebilmeleri için bir çerçeve oluşturmak.



