2024, iş dünyasında hızla değişen dinamiklerin etkisiyle birçok CEO’nun büyük bir sınav verdiği bir yıl oldu. Ekonomik belirsizlikler, yapay zekanın yükselmesi ve sürdürülebilirlik konularındaki baskılar, liderlerin geleceğe yönelik adımlarını belirlemede önemli bir rol oynadı. Belirsizliklerin gölgesinde, liderler yalnızca ayakta kalmakla yetinmedi; aynı zamanda geleceği inşa eden cesur ve yenilikçi adımlarla fark yarattı. Ancak 2024’ün zorluklarını geride bırakan bu liderlerin, 2025’e dair ajandalarında neler var?
“CEO’ların Gündemi” özel dosyamızda, bu sorunun yanıtını arıyor ve zorlu süreçlerde başarıyı yakalayan liderlerin yaratıcı stratejilerini, gelecek vizyonlarını mercek altına alıyoruz. Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, 2024’te elde ettikleri başarıları ve 2025’e yön verecek projelerini bizimle paylaşarak bu önemli soruya ışık tutuyor:
2024 yılı, enerji sektörü ve küresel ekonomi açısından belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin yoğun yaşandığı bir yıl oldu. Enerjisa Üretim olarak, bu dönemde sürdürülebilir büyüme ve operasyonel mükemmeliyet stratejilerine odaklandık. Portföyümüzü çeşitlendirerek, yenilenebilir enerji projelerine öncelik verdik, Senkron.Energy ile dijital iş modelleri geliştirdik ve Enerjisa Commodities aracılığıyla ticari ayak izimizi farklı coğrafyalara yaymaya devam ettik. Aynı zamanda finansal risk yönetimi politikalarımızı güçlendirdik ve maliyet optimizasyonu süreçlerini devreye soktuk. Bu sayede hem ekonomik dalgalanmalarda dayanıklılığımızı artırdık hem de sektördeki liderliğimizi koruduk.
Enerjisa Üretim olarak, sürdürülebilirlik odaklı projelerimiz 2024 yılında daha da hız kazandı. Yenilenebilir enerji kaynaklarındaki yatırımlarımızı artırarak karbon ayak izimizi düşürdük ve Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkıda bulunmaya devam ettik. Özellikle YEKA-2 ve kapasite artış projelerimizle rüzgar enerjisi sektöründe fark yaratmayı başardık. Bu girişimlerimiz hem çevresel sorumluluklarımızı yerine getirmemizi hem de uzun vadeli hedeflerimiz doğrultusunda değer yaratmamızı sağlarken, sürdürülebilirlik çalışmaları aynı zamanda 2024 yılında da diğer yıllarda olduğu gibi değişen ekonomik koşullar ve teknolojik gelişmelere karşı iş stratejimizin dayanıklılığını sağlayan ayrılmaz bir parçası oldu.
Ayrıca Türkiye’de Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi hazırlıkları, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) doğrultusunda elektrik sektörünü de kapsayan karbon fiyatlandırma gibi regülasyonlar şirketlerin dekarbonizasyon yolculuklarına önemli bir ivme kazandırdı. Bizim de ilk kez 2021 yılında açıkladığımız 2045 net sıfır emisyon taahhüdünü güçlü adımlarla destekleyerek bu konudaki kararlılığımızı vurgulamış olduk. İklim ve doğa ile ilişkili risk ve fırsatlarımızı TCFD (Task Force on Climate-related Financial Disclosures) ve TNFD (Task Force on Nature-related Financial Disclosures) uyumlu olarak belirleyerek aksiyon planlarımızı sürekli olarak iyileştiriyoruz. İklim değişikliği ve biyoçeşitliliği desteklemek için Türkiye’nin dört bir yanındaki ağaçlandırma faaliyetlerimizde 2024 itibari ile toplam 1 milyondan fazla fidanı toprakla buluşturduk.
Sürdürülebilirlik alanında yoğun çalışmalara imza atan şirketimizin, karbonsuz elektrik üretim taahhüdün de ise en büyük gücü rüzgar santralleri. Fakat bununla beraber diğer düşük karbonlu teknolojilerin de ülkemizdeki ilk uygulayıcıları olmaya kararlıyız. İlki 2023 yılında devreye alınan ve 2026’da tüm projelerle beraber hayata geçecek YEKA RES-2 projesi ile yılda yaklaşık 2,24 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçmeyi hedefliyoruz.
“Kadın istihdamını odağa alan projelerle sektöre öncülük ettik”
Bununla beraber YEKA RES-2 projeleriyle tüm değer zincirimizde yerel tedarikçi ve kadın istihdamını da projenin odak noktası haline getirdik, 2024 yılı sonunda elektrik üretimine başlayan Ovacık RES, santral yönetiminden operasyonel süreçlerine kadar tamamen kadınlardan oluşan bir ekip tarafından işletiliyor. Enerji sektöründe kadınların gücünün hissedilmesi adına kadın mühendis ve teknisyenlerin yetiştirildiği ve istihdam edildiği Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar Projesi de Ovacık RES’in işletilmesinde yetkin kadınların sektöre dahiliyetine büyük fayda sağladı. Ek olarak yeşil hidrojen çalışmalarımızla, batarya depolama teknolojisinde aldığımız kapasite hakları ve santrallerimizde yenilenebilir enerji entegrasyonunu sağlayan hibrit güneş santralleri yatırımlarına da devam ediyoruz.
Dolayısıyla 2024 yılı Enerjisa Üretim için sürdürülebilirlik stratejimizi toplumsal fayda odaklı projelerle şekillendirdiğimiz ve bu projeler aracılığıyla önemli başarılar elde ederek, sektörde ilklere öncülük ettiğimiz bir yıl oldu.
Yapay zeka ve dijital dönüşüm, enerji sektörünün geleceğini şekillendiren kritik unsurlar arasında. Enerjisa Üretim olarak, 2024’te yapay zeka tabanlı analiz sistemleri, dijitalleşmiş bakım süreçleri ve akıllı enerji yönetim platformları gibi birçok yeniliği devreye aldık. Bu teknolojilerin adaptasyonu, operasyonel süreçlerimizde verimliliği artırırken, müşterilerimize daha güvenilir ve hızlı hizmet sunmamıza olanak tanıdı.
“2025, Enerjisa Üretim için stratejik dönüşümün hızlandığı bir dönem olacak”
Türkiye’nin enerji ekosistemine büyük güç sağlayacak depolamalı santral yatırımlarında da yine çok önemli bir öncülüğe imza atarak sektör paydaşları ile iş birliği kurma çabalarımızı ilerlettik ve Kontrolmatik Teknoloji ile rüzgar ve enerji depolama konusunda çözüm ortaklığı için mutabakat anlaşması imzaladık. Sektör paydaşları ile iş birliklerimiz, Yenilenebilir Şarj Çözümleri sunduğumuz Charging Hub markamızın yaratılması ile devam etti. Ayrıca, çalışanlarımızın deneyimlerini iyileştirmek için dijital eğitim programları ve iş birliği platformları geliştirdik.
2025, Enerjisa Üretim için stratejik dönüşümün hızlandığı bir dönem olacak. Yenilenebilir enerji projelerinde portföyümüzü genişletmeye ve sektöre öncülük etmeye devam edeceğiz. Özellikle rüzgar ve güneş enerjisinde kapasite artırımı, sürdürülebilir büyüme hedeflerimizin merkezinde yer alıyor. Bu kapsamda Türkiye’de önümüzdeki 5 yıllık dönemde hayata geçirilecek her üç rüzgar ve güneş santralinden biri Enerjisa Üretim imzası taşıyacak.
Yakın zamanda Avrupa’nın tek seferdeki en büyük rüzgar yatırımlarından biri olan 1.000 MW’lık YEKA RES-2 projesi kapsamında ikinci santralini devreye aldık. Çanakkale’de yer alan Ovacık RES ile toplam kurulu gücümüzü yaklaşık 4.000 MW’a çıkardık. 2026 yılına kadar bu kapasiteyi 5.000 MW’ın üzerine taşımayı hedefliyoruz. Orta vadede ise piyasa koşullarının uygun olması durumunda yenilenebilir enerji santrallerine yapacağımız yatırımlar ile bu kapasiteyi 7.500 MW seviyesine ulaştırmayı amaçlıyoruz. Türkiye’nin en büyük rüzgar enerji üreticisi olma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz. Dijital dönüşümde ise yapay zeka ve büyük veri analitiğini operasyonlarımızın daha fazla alanına entegre ederek, hem verimlilik artışı sağlamayı hem de müşterilerimize daha yenilikçi çözümler sunmayı amaçlıyoruz.



