• Hakkımızda
  • Künye
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Anasayfa IN-DEPTH Görüş

İletişim 2026: Elmas Nida Baykal Alkan

“İletişim 2026: Yapay zeka, itibar ve medya” özel dosyasında omg! iletişim Kurucu & Genel Müdürü Elmas Nida Baykal Alkan, 2025’in sektöre bıraktığı kritik öğrenimleri, 2026’da ajansları bekleyen yeni risk ve fırsat alanlarını ve müşterilerin iletişimden artık ne beklediğini, iletişimin geleceğini yeniden tanımlayan bir perspektifle değerlendiriyor.

Berkan Kişin Berkan Kişin
23 Aralık 2025
Görüş

İletişim, hızın ve belirsizliğin aynı anda hüküm sürdüğü yeni bir eşikten geçiyor. Yapay zekanın üretimi sıradanlaştırdığı, itibarın anlık dalgalanmalarla sınandığı ve medyanın merkeziyetini yitirdiği bu düzlemde, ajansların rolü de köklü biçimde yeniden yazılıyor. 2026’ya yaklaşırken iletişim artık markalar için anlatıyı süsleyen bir araç değil; strateji üreten, riskleri okuyan ve rekabet alanını şekillendiren temel bir güç olarak konumlanıyor. “İletişim 2026: Yapay zeka, itibar ve medya” dosyası, bu dönüşümü tek bir doğruya sabitlemeden, sektörün farklı noktalarından gelen yaklaşımlar üzerinden tartışmaya açıyor. omg! iletişim Kurucu & Genel Müdürü Elmas Nida Baykal Alkan da bu çerçevede, 2025’in sektöre bıraktığı kritik öğrenimleri, 2026’da ajansları bekleyen yeni risk ve fırsat alanlarını ve müşterilerin iletişimden artık ne beklediğini, iletişimin geleceğini yeniden tanımlayan bir perspektifle değerlendiriyor.

“İletişim 2026”nın tüm katılımcıları için tıklayın 


2025, ajansların ciro başarılarından ziyade karakterleriyle ve duruşlarıyla sınandığı bir yıldı. Ekonomik daralmanın getirdiği bütçe kısıtlamalarına ve belirsizliğe rağmen, omg! iletişim adına bu yılı niceliksel bir büyümeden ziyade, “nitelikli ve doğru büyüme” yılı olarak tanımlıyorum. Ajansın 13. yılında, organizasyonel yapımızı daha sürdürülebilir kılacak liderlik rolleriyle güçlendirdik. Ancak beni en çok tatmin eden gelişme, bir kurum içi girişim olarak filizlenen “YOU Thought Leadership”in, artık kendi kanatlarıyla uçan ve c-level konumlandırmada akademik derinliği iş dünyasıyla buluşturan bağımsız bir markaya dönüşmesi oldu.

Sektör genelinde ise 2025, değişimin yerini zemin kaymasına bıraktığı bir dönemdi. Geçtiğimiz yıllarda birer trend veya fırsat olarak gördüğümüz yapay zeka entegrasyonu, kişiselleştirme ve itibar yönetimi gibi başlıklar, artık sektörün hayatta kalma kitinin zorunlu parçaları haline geldi. Rüzgarın yönü değil, bastığımız toprak değişti diyebilirim.

Bu teknolojik devrim, ajansların iş yapış şekillerini ve iletişimcinin katma değerini de operasyonel yükten arındırarak yeniden tanımlıyor. Medya taraması, veri analizi veya taslak metin üretimi gibi zaman alan rutin süreçlerin yapay zeka tarafından otomatize edilmesi, bizlere stratejik düşünme ve derinlikli hikaye anlatıcılığı için çok daha geniş bir alan açtı. Ancak makine öğreniminin hızı ve veri işleme kapasitesi ne kadar artarsa artsın, bir iletişimcinin kriz anındaki refleksini, ilişkisel zekasını ve karmaşık toplumsal duyguları okuma yeteneğini taklit edemediğini net bir şekilde görüyoruz. Dolayısıyla disiplinimiz, teknik üretimden ziyade insan sezgisinin, empati yeteneğinin ve yaratıcılığın merkeze alındığı, teknolojinin ise bu insani yetenekleri ölçeklendirmek ve desteklemek için kullanıldığı bir yapıya evriliyor.

Yapay zekanın iletişim disiplininde yarattığı en köklü değişimin, hiç şüphesiz görünürlük ve arama dinamiklerinin tamamen yeniden yazılması olduğunu düşünüyorum. Yıllardır markalarımızı Google’ın ilk sayfasında konumlandırmak üzerine kurduğumuz SEO stratejileri, yerini artık yapay zeka modelleri nezdinde bir otorite olarak kabul edilme mücadelesine bırakıyor. Kullanıcıların linkler arasında kaybolmak yerine yapay zeka asistanlarından özetlenmiş, kesin yanıtlar talep ettiği bu yeni düzende, iletişimciler olarak önceliğimiz tıklanma sayıları değil, AI sistemleri tarafından güvenilir bir referans kaynağı olarak kodlanmak. Bu dönüşüm bizi SEO’dan GEO evrenine taşıyor, çünkü dijital varlık artık sadece arama sonuçlarında listelenmekle değil, yapay zekanın ürettiği yanıtlarda cevap olarak yer almakla mümkün olabiliyor. Yani artık mesele arama motorunda bulunmak değil, yapay zeka tarafından referans gösterilmek.

Son olarak, kriz yönetimi anlayışımız olay sonrası müdahale ekseninden çıkarak proaktif bir dijital güvenlik savunmasına dönüşmek zorunda kaldı. Deepfake teknolojilerinin ve ses klonlamanın yarattığı dezenformasyon riski, iletişimcileri hiç yaşanmamış, tamamen fabrikasyon kriz senaryolarına karşı dijital kalkanlar geliştirmeye itiyor. Yeni dönemde itibar yönetimi, blockchain tabanlı doğrulama sistemleri, dijital imzalar ve AI destekli analizler aracılığıyla markanın otantikliğini ve gerçeği korumayı merkeze alıyor.  İletişim, bu yönüyle markaların dijital güvenliğini ve itibar bütünlüğünü sağlayan stratejik bir zırh halini alıyor.

“İletişim dünyasının hız tuzağına ve içerik enflasyonuna karşı gelişen “Yavaş PR” akımı, markalara nicelik yarışından sıyrılıp derinlikli, nitelikli ve kalıcı bağlar kurma şansı tanıyor

En büyük risk, hiç şüphesiz gerçeğin manipülasyonu. Deepfake teknolojilerinin ve ses klonlamanın geldiği nokta, bizi hiç yaşanmamış krizleri yönetmek zorunda bırakabilir. Markalar için artık pasif bir takip yeterli değil. Dezenformasyona karşı dijital kalkanlar kurmak ve otantikliği blokzincir gibi teknolojilerle doğrulamak zorundayız.

İletişim dünyasının hız tuzağına ve içerik enflasyonuna karşı gelişen “Yavaş PR” akımı, markalara nicelik yarışından sıyrılıp derinlikli, nitelikli ve kalıcı bağlar kurma şansı tanıyor. Hız tuzağına düşmeden, her trende atlamadan, daha derin ve nitelikli bağlar kuran markalar ayrışacak. Aynı zamanda, dışarıdaki influencer’ların güvenilirlik kaybettiği bu dönemde, markanın kendi çalışanlarını, mühendislerini veya tasarımcılarını birer kanaat önderi olarak konumlandırdığı “Employee Advocacy 2.0” yaklaşımı, tüketicinin aradığı samimiyeti ve güveni inşa etmenin en güçlü yolu olarak öne çıkıyor.

“Sektörün odak noktası, yüzeysel bir görünürlük yarışından, tüketici davranışında gerçek bir değişiklik yaratma ve anlamlı etki oluşturma hedefine kayıyor”

Yıllardır sektörün yumuşak karnı olan ve geçerliliği hep tartışılan Reklam Eşdeğeri (AVE) gibi metrikler, 2026 itibarıyla finans departmanları nezdinde hükmünü tamamen yitiriyor. Artık bir yönetim kurulu toplantısında sadece “marka bilinirliği yarattık” demek, bütçe onayı almak için yeterli bir argüman olmaktan çıkıyor. Çünkü yeni dönemde başarı, erişim sayılarıyla değil, finansal tablolara olan somut etkiyle ölçülüyor. İletişimciler olarak yaratıcılığımızı veri okuryazarlığı ile birleştirip, itibar yönetiminin kriz maliyetlerinden ne kadar tasarruf sağladığını veya bir kampanyanın ticari dönüşüme ne kadar katkı sunduğunu kanıtlamak zorundayız.

Sektörün odak noktası, yüzeysel bir görünürlük yarışından, tüketici davranışında gerçek bir değişiklik yaratma ve anlamlı etki oluşturma hedefine kayıyor. Bu dönüşüm, geleneksel olarak ayrı silolarda çalışan PR ve pazarlama disiplinlerini de kaçınılmaz bir iş birliğine zorluyor. PR markaya güven ve uzun ömürlülük katarken, pazarlama bu hikayeyi hedefleme gücüyle buluşturuyor. Sonuç olarak raporlarımız artık kaç kişi tarafından görüldüğümüzü değil, şirketin büyüme hedeflerine ne kadar yaklaştığımızı anlatan veri odaklı ve sonuç eksenli belgeler haline geliyor.

“Biz artık sadece iletişimi yönetmiyoruz, markanın itibar bütünlüğünü ve geleceğini koruyan stratejik bir zırh görevi görüyoruz”

PR ajansları artık sadece basın bülteni servis eden yapılar olmaktan çıkıp, markaların dijital güvenlik ve stratejik yayıncılık partnerlerine dönüşüyor. Geleneksel medyanın kapılarının daraldığı ve gazeteci sayısının azaldığı bir dünyada, PR ajanslarının “basınla ilişkiler” tanımı yerini markaları “kendi medyasının patronu” yapma vizyonuna bırakıyor. Artık ajanslar, müşterilerini birer yayıncı ciddiyetiyle konumlandırarak podcast’lerden derinlemesine analizlerin yer aldığı video serilerine kadar uzanan zengin bir içerik ekosistemi kurmaya teşvik ediyor. Hedef kitlenin bilgiyi kaynağında tüketme isteğine yanıt veren bu Zero-Click yaklaşımıyla, içeriği kullanıcının ayağına götüren stratejiler geliştirmemiz gerekiyor.

Deepfake ve manipülasyon çağında markanın itibar bütünlüğünü koruyan birer dijital güvenlik kalesine dönüşüyoruz. Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerlese de bir markanın yaşam döngüsünü belirleyen asıl unsurun, insanların ona duyduğu inanç olduğunu biliyoruz. Bu nedenle yeni dönemde PR profesyonelleri, sadece iletişim süreçlerini yöneten uygulayıcılar olarak değil, şeffaflık ve güveni teknolojiyle harmanlayan, yönetim kurullarının en kritik stratejik ortakları olarak masadaki yerini alıyor. Biz artık sadece iletişimi yönetmiyoruz, markanın itibar bütünlüğünü ve geleceğini koruyan stratejik bir zırh görevi görüyoruz.

Etiketler: İletişim 2026manşetomg! iletişim

İlgili Haberler

Yeni nesil ajans modeli: E-ajanslar
Görüş

Yeni nesil ajans modeli: E-ajanslar

CMO’ların 2025 Yol Haritası: Ayşe Dağgeçen
Görüş

CMO’ların 2025 Yol Haritası: Ayşe Dağgeçen

Televizyon reklamcılığının paradoksu
Görüş

Televizyon reklamcılığının paradoksu

  • Hakkımızda
  • İletişim ve Künye
  • Reklam Seçenekleri
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
AD JUST BRAND

© 2020 - 2025

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Ajanslar
    • Dijital
    • Medya
    • Teknoloji
    • Trend
    • KSS
    • Sosyal Medya
    • Atamalar
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Case Study
    • Görüş
  • SÖYLEŞİLER
  • AJANS AĞI
  • KARİYER
  • HAKKIMIZDA VE İLETİŞİM

© 2020 - 2025

Kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası.