Farklı sektörlerin önde gelen CMO’larını bir araya getiren “CMO’ların 2025 Yol Haritası” dosya haberimizde, Unilever Beauty & Wellbeing CMO’su Natali Kasap, 2024’ten aldığı önemli dersler ve deneyimlerle 2025’e yönelik stratejik yol haritasını ve pazarlama dünyasında öne çıkacak trendleri paylaştı:
Unilever Güzellik ve Sağlık kategorisi olarak amacımız, insanların içgörülerini doğru analiz ederek global trendleri yakından takip etmek ve bunları ürünlerimize yansıtmak. 2024 yılında saç ve cilt bakımında bu anlayışla çok konuşulan lansmanlara imza attık.
Saç bakım kategorisinde, salon trendlerini ev ortamına taşıyarak daha erişilebilir hale getirmek önceliğimizdi. İnsanların evde kendi saçlarını profesyonelce şekillendirme eğilimi ve yeni saç şekillendirme teknolojilerine yönelmesi doğrultusunda, dikkat çeken inovatif ürünler geliştirdik. Örneğin, salonlarda popüler olan keratin saç bakımını ev konforunda sunan Elidor Brezilya Keratin Terapisi ile “4 adımda mükemmel düz saçlar” elde etmek isteyen kullanıcılarımızın beğenisini kazanırken, “5 adımda cam gibi parlak saçlar” elde etme imkânı sunan Elidor Ultra Işıltı 100 Serisi’ni yılın başında pazara sunduk ve şimdiden büyük bir ilgi gördük.ü
“Serum losyon formatıyla, losyon pazarında sadece üç ayda %31 pazar payına ulaştık ve kategorinin ikinci büyük markası olduk”
Vücut bakım kategorisinde ise Asya’daki ve genel cilt bakımındaki popüler trendlerden ilham aldık. Bu doğrultuda, Vaseline Gluta-Hya Serisi ile fark yarattık. Asya pazarında büyük bir trend olan glutatyon ve hyalüronik asit gibi güçlü içerikleri bir araya getirerek, vücut bakımında çığır açan bir ürün geliştirdik. Yüz bakımından ilham alarak tasarladığımız “serum losyon” formatıyla, losyon pazarında sadece üç ayda %31 pazar payına ulaştık ve kategorinin ikinci büyük markası olduk.
Bu yenilikçi ürünlerle, hem etkili hem de erişilebilir çözümler sunarak, tüketicilerimizin hayatlarını güzelleştirmeye 2025 yılında da devam edeceğiz.
Son yıllarda tüketici davranışlarında köklü değişimler yaşandı ve bu değişimler, güzellik ve kişisel bakım sektöründe de güçlü bir dönüşüm yarattı. Artık tüketiciler, ‘tek tip’ çözümler yerine kendi cilt ve saç ihtiyaçlarına uygun, kişiselleştirilmiş ürünlere yöneliyor. Bu da markaları, bireysel ihtiyaçlara yanıt verebilen yenilikçi çözümler sunmaya teşvik ediyor.
Elidor, bu değişimlere öncülük ederek genç kadınları hayallerine ulaşmaları yolunda desteklemeye devam ediyor. Teknolojiyi ve güzellik dünyasının kültürel kodlarını birleştirerek Elidor Beauty House’u açtık ve hedef kitlemizle etkileşimimizi güçlendirdik. Burada sanat, teknoloji ve trendleri harmanlayarak hem saç bakımı konusundaki merak edilenlere yanıt verdik hem de ilham verici deneyim alanları yarattık. Bu hibrit yaklaşım, kitlemizle kurduğumuz bağı daha da derinleştirdi.
“Amacımız, sadece ürünlerimizle değil, aynı zamanda insanların beklentilerine yanıt veren ilham verici deneyimlerle de onları desteklemek”
Amacımız, sadece ürünlerimizle değil, aynı zamanda insanların beklentilerine yanıt veren ilham verici deneyimlerle de onları desteklemek. 2025 ve sonrasında bu yaklaşımla hareket eden markalar, hedef kitlelerinin gönlünde ve hayatlarında kalıcı bir yer edinecek.
2025 yılı, pazarlama dünyasında hem insanların davranışlarını hem de markaların stratejilerini dönüştürecek önemli değişimlere sahne olacak. Bu değişimlerin merkezinde, deinfluencing trendi ve TikTok’un artan önemi gibi iki güçlü etken bulunuyor.
Deinfluencing, insanların daha bilinçli harcamalar yapmalarını teşvik eden bir hareket olarak 2025’te etkisini artıracak. Bu trend, influencer pazarlamasını daha otantik bir zemine oturtacak ve markaların hedef kitleleriyle şeffaf bir ilişki kurmasını zorunlu hale getirecek. Artık yalnızca “bu ürünü al” diyen içerikler değil, “bu ürünü neden almalı ya da almamalısınız?” gibi dürüst bir iletişim dili öne çıkacak. Özellikle güzellik ve kişisel bakım sektöründe, gereksiz ürün tüketimini azaltmayı amaçlayan içerikler hem markalara hem de insanlara fayda sağlayacak. Deinfluencing, markalar için bir tehdit değil, doğru kullanıldığında güveni artıran bir fırsat olacak.
2025’te TikTok, dijital pazarlamanın değişmez bir unsuru olmaya devam edecek. Platform, özellikle genç kuşağın dikkatini çeken yaratıcı içerikleri ve alışveriş entegrasyonlarıyla markalar için bir oyun değiştirici haline gelecek. Buna ek olarak, TikTok’un kullanıcı merkezli algoritması, mikro ve nano influencer’ların daha geniş kitlelere ulaşmasını mümkün kılıyor. Bu, deinfluencing trendiyle birleştiğinde, markaların daha özgün, kişisel ve samimi bir pazarlama dili oluşturmasına yardımcı olacak. Güzellik dünyasında, kullanıcıların ürünleri deneme videoları, “öncesi ve sonrası” içerikleri ve özgün yorumları, satın alma kararında kilit rol oynayacak.
Dünya genelinde Unilever olarak, Güzellik & Sağlık kategorisi olarak toplamda 5 binden fazla patentli ürünümüz bulunuyor. 20 yıldır mikrobiyom inovasyonuna odaklanarak 12 binden fazla veri topladık ve 100’den fazla patent aldık. Şu anda 5 milyardan fazla veri ile dünyanın en büyük mikrobiyom veri koleksiyonlarından birine sahibiz. Bu araştırmalar, güzellik ve sağlık alanında geleceğin trendlerini belirlememizi ve yeni nesil ürünler geliştirmemizi sağlıyor.
“Bugünün insan profili “challenge eden” bir profil. Daha iyi ürünler, daha iyi iletişim, daha iyi satın alma deneyimi, daha iyi marka değerleri gibi beklentileri bulunuyor”
Öte yandan bugünün insan profili “challenge eden” bir profil. Daha iyi ürünler, daha iyi iletişim, daha iyi satın alma deneyimi, daha iyi marka değerleri gibi beklentileri bulunuyor ve bu liste daha da uzayıp gidiyor. İnsanların beklentilerini doğru değerlendirmek için kilit beceri elbette inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik. Bu kapsamda stratejik önceliklerimiz arasında pazar gelişimine ve çevreye katkı sağlayacak en iyi portföyü destekleyen ölçeklenebilir ve yenilikçi inovasyonlar geliştirmek bulunuyor. İleri teknoloji ürünlerimizin her dönem güncelliğini koruyarak yenilenmesini, zamansız güzellik kavramını ve ürünlerimizin arkasındaki felsefeyi vurguluyoruz. 2025’te sosyal sorumluluk ve amaç odaklı kampanyalar, bilime dayalı inovasyonlar, arzu edilen markalar hedeflerimiz doğrultusunda; yenilikçi ürünlerle sektörde fark yaratmaya devam edeceğiz.
2025 yılında pazarlama dünyasında gerçekleşecek büyük değişimler, özellikle insan davranışlarında bilinçli bir dönüşüm, değer odaklı iletişim stratejileri ve yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş pazarlama etrafında şekillenecek. Yapay zeka sayesinde, markalar bireysel ihtiyaçlara uygun kampanyalar oluşturacak ve daha etkili şekilde müşteri deneyimini kişiselleştirecek. Böylece insanlar, yalnızca ihtiyaçlarına uygun ürünleri değil, aynı zamanda kendilerini yansıtan markaları tercih edecekler.
İnsanlar, artık yalnızca ürün ve fiyat odaklı değil, aynı zamanda markaların çevresel, sosyal ve etik duruşlarına da büyük önem verecek. Bu durum, markaların pazarlama stratejilerini değer odaklı bir yaklaşım ile yeniden yapılandırmalarını gerektirecek. Kullanıcıların güvenini kazanmak için markalar, şeffaflık ve sürdürülebilirlik konusunda somut adımlar atarak, sadece ticari çıkarlarına değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluklarına da odaklanacaklar.
Bu büyük değişimlerle birlikte, markaların uzun vadeli ilişkiler kurma ve insanlara değer sağlama yaklaşımı pazarlama dünyasında yeni bir standart haline gelecek.



