2025, reklam ve yaratıcılık dünyasında güçlü fikirlerin öne çıktığı, cesur kampanyaların sınırları yeniden çizdiği bir yıl oldu. Ad Just Brand olarak bu yıl, klasik ödüllerin ve popüler başarıların ötesine geçip yaratıcıların iç sesine kulak veren yeni bir seçki hazırladık. Sektörün önde gelen isimlerinden, yıl boyunca karşılaştıkları kampanyalar arasından gerçekten “Keşke bu işi ben yapmış olsaydım” dedikleri 5 işi seçmelerini istedik. Ortaya, 2025’in yaratıcı ruhunu kişisel bakış açılarıyla yansıtan ilham verici bir liste serisi çıktı.
Serinin yeni konuğu, Sharpcake Kreatif Direktör Cem Erguvan oldu. Erguvan, yıl boyunca karşılaştığı işler arasından fikri, yaklaşımı ve yaratıcı cesaretiyle gerçekten “Keşke bu işi ben yapmış olsaydım” dediği 5 kampanyayı seçti. İşte 2025’in yaratıcı hikayesini onun gözünden anlatan seçimler:
HEINEKEN – Rooftop Revival
Bazı fikirler gözünüzün önünde durur. Eğer kuş bakışı bakabiliyorsanız. Bu da onlardan biri. Önce şehirdeki yalnızlık sorununu görüyor. Sonra soruna farklı bir açıdan yani yukarıdan bakarak çözümü şehrin düz yeşil çatılarında görüyor. Gerçek bir derdi, yepyeni bir sosyal deneyim yaratarak çözmesi “keşke ben yapsaydım” dedirtiyor.
THE ORDINARY – The Periodic Fable
Bir iş kategorisindeki markaların neredeyse tamamına savaş açıyorsa “keşke ben yapsaydım” derim. Güzellik sektörünün altı boş, havalı laflarından hiçbir bilimsel değeri olmayan bir periyodik tablo yapmak ve adına “periyodik masal” demek harika. Bence cesur markalar olduğu sürece, cesur işler hep olacak.
JHON LEWIS – Where Love Lives
Bu iş özelinde “keşke ben yapsaydım” derken, bir erkek çocuk babası olarak biraz duygusal davranmış olabilirim. Markanın bu yılki temasını bir şarkıdan alması, şarkıyla paralel baba ve oğlunun arasındaki sessiz sevgiyi, güçlü bağı hissettirmesi beni galiba fazlasıyla etkiledi. İşi sadece filmle bırakmayıp, reklamdaki 45’lik plağı doğrudan hediye olarak sunmaları da nereden baksak güzel hareket.
COLUMBIA – Death Wishes
Sırf yapılmış olsun diye yapılan özel gün iletişimlerine inat, her detayıyla düşünülmüş, ürün faydasını bağıra bağıra söyleyen bir iş. “Montlarımız sizden uzun yaşayabilir” demek, dijitalde Azrail’i sözcü yapmak, yarışma düzenleyip kazanlara bir tabutun içinde mont göndermek… başından sonuna kadar “keşke ben yapsaydım” dediğim absürt bir deneyim örneği.

UBER – Can’t do that if you’re driving
Bu işe bakınca “Don’t drink and drive – Don’t text and drive” kampanyalarından ilham alan bir iş görüyorum. Otonom araç kampanyası olsa olurmuş. Araba kullanmamanın keyfini anlatmak için Uber burayı çok iyi görmüş. Eğlenceli ve basit anlatımıyla “keşke ben yapsaydım” dediğim bir iş. Doğru içgörü ve basitliğin reklamda hala çok değerli olduğunu gösteriyor.




