• Hakkımızda
  • Künye
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Anasayfa SÖYLEŞİLER

Ba’ndo: Merak, tutku ve yetenek ile marka yaratma sanatı

Ba'ndo Kurucu Ortağı ve Kreatif Direktörü Emrah Doğru ile ajansın özgün kültüründen, önemli kilometre taşlarına ve geniş proje yelpazesinden gelecek planlarına kadar birçok konuyu konuştuk.

Berkan Kişin Berkan Kişin
29 Nisan 2024
SÖYLEŞİLER

Ba’ndo, yaptığı işlerle marka tasarım alanında dikkat çeken ve yaratıcı endüstrisinde önemli bir iz bırakan bir ajans… Özellikle sürdürülebilirlik projeleriyle adından söz ettiren Ba’ndo, daha şefkatli bir gelecek yaratma hayaliyle aynı değerleri paylaşan müşterilerle çalışma imkanı buluyor. Ajansın çok yönlü yapısı ve sürdürülebilirlik alanındaki öncü rolü, sadece kendisine değil, aynı zamanda iş birliği yaptığı markalara da büyük değer katıyor. Biz de Ba’ndo Kurucu Ortağı ve Kreatif Direktörü Emrah Doğru ile bir araya gelerek, ajansın özgün kültüründen önemli kilometre taşlarına ve geniş proje yelpazesinden gelecek planlarına kadar birçok konuyu ele aldık. Doğru, ajansın felsefesini ve geleceğe dair vizyonunu aktarırken, “Kendi özgün tarzımızla, markalara sadece bugünün değil, yarının da ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyoruz” diyor. Ayrıca, “Türkiye’nin ilk marka sistemi kavramını geliştiren ajansız. Marka sistemi metodumuzla markanın yarın nasıl görünmesi gerektiğini belirliyoruz.” diyerek Ba’ndo’nun müşteri odaklı yaklaşımını vurguluyor.

Ba’ndo’nun kuruluş hikayesini bizimle paylaşır mısınız? Nasıl başladınız ve bugünlere nasıl geldiniz?

Ba’ndo, 2016 senesinde, Türkiye’de henüz yeni popülerleşmeye başlayan ve start-up şirketlerinin gözdesi olan Kolektif House Levent ofisinde kuruldu. Ben, ortağım Göksel Balaban ve iki bilgisayarla küçük ama şirin ofisimizde başlayan hikayemiz bugün, Mimar Gamze Sayın tarafından tasarlanan yeni ofisimizde büyüyen ekibimizle devam ediyor. İstanbul’un -bize göre- en güzel ve ferahlatıcı semti olan Suadiye, Bağdat Caddesi’ndeyiz. Sahili, dokusu ve hayatın içinde bir lokasyon oluşu yaratıcılığımızı artırmak için güzel bir seçim oldu. Herkes çok mutlu 🙂

Kuruluşunuzdan bu yana en önemli kilometre taşları neler? Hangi dönüm noktaları ajansınızın gelişiminde belirleyici oldu?

Ba’ndo’nun kuruluşundan bu yana en önemli kilometre taşı, başlangıçta hayalini kurduğumuz özgün ve sağlam bir ajans kültürüne ulaşmak oldu. Ajansımız, klasik mesai saati kavramı olmaksızın, özgürlük arayan, tutkulu ve yetenekli bireylerin bir araya geldiği, eğlenceyi merkezine alan bir topluluk olarak tasarlandı. Bu idealle, sürekli öğrenmeye açık bir topluluğu oluşturmak için Ba’ndo Lab‘i kurduk. Ba’ndo Lab, yaratıcılığı ve yeniliği teşvik eden, sürekli eğitim ve deneyim fırsatları sunan bir inovasyon ve gelişim platformudur.

Akademik disiplinlerin ötesinde, genç yeteneklere sanat ve tasarım dünyasında yer bulmaları için gereken becerileri kazandırmak amacıyla çıktığımız bu yolda, 40’tan fazla gencin, disiplinlerarası bir öğrenme sürecinden geçerek sektöre adım atmalarını sağladık.

Ajansımızın mottosu “Merak, Tutku ve Yetenek” üzerine kurulu. İnanıyoruz ki merak, doğru araştırmaya yönlendirir ve tutku ile harmanlandığında, bu süreçler yetenek gelişimine dönüşür. Bu inançla, ekibimizin kendini sürekli geliştirmesi için çeşitli adımlar attık. Bunlardan biri de her geçen gün zenginleşen Ba’ndo kütüphanesi oldu. Kütüphanemiz, dünyanın farklı ülkelerinden topladığımız kitaplarla, sadece tasarım ve sanat alanında değil, birçok farklı alanda bilgi edinme imkanı sunuyor.

Ayrıca sektörümüzde çok az rastlanır bir boyutta gelişmiş bir cloud dosya sistemini kurarak, her Ba’ndolunun istediği yerden işlerine erişimini ve bu işler üzerinde çalışmalarını sağlamış olduk. Bu yenilik, verimlilik açısından büyük bir sıçrama yarattı.

Sonuç olarak, özgürlüğü merkezine alan, kendine özgü ve kültürle yoğrulmuş bir topluluk yarattık. Bu sayede Ba’ndo sadece kurucuları için değil, yolumuzu birlikte yürüdüğümüz herkes için bir iş yerinden çok daha fazlasını ifade eden bir noktaya geldi: bir aile, bir topluluk ve bir yaşam biçimi oldu.

Ba’ndo hangi tür projelere odaklanıyor? Proje çeşitliliğiniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Her sektörden ve her türlü ihtiyaca cevap verebilecek bir ajans yapımız var. Sektör çeşitliliği, merakımızı ve sunduğumuz çözümleri olumlu yönde etkiliyor; bu da bize heyecanlandığımız projelerde yer almak ve bu projelere liderlik etmek konusunda büyük bir motivasyon kaynağı oluyor.

Özellikle sürdürülebilirlik projelerine büyük bir önem veriyoruz. Hem insan kaynağı açısından hem de politika yapıcılar ve akademi çevresi ile sürdürdüğümüz ilişkilerle, Türkiye’de bu alandaki en köklü ajanslardan biriyiz. Geleceği daha iyi bir yönde şekillendirmek adına, insan merkezli yaklaşımlardan doğa merkezli yaklaşımlara acil bir geçiş yapılmasının gerekliliğine inanıyoruz. Bu vizyon, daha şefkatli bir gelecek yaratma hayalimizi destekleyen, aynı değerleri paylaşan müşterilerle çalışma imkanı sunuyor.

Multi-disipliner yapımız ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda öncü rol üstlenmemiz hem ajansımıza hem de çalıştığımız markalara değer katıyor. Bu, bize sadece iş dünyasında değil, toplumsal bir etki yaratma konusunda da büyük bir sorumluluk ve fırsat sunuyor.

Aynı zamanda Türkiye’nin ilk marka sistemi kavramını geliştiren ajansız. Kurumsal kimlik ile bir markanın nasıl görünmesi gerektiğini belirlersiniz. Biz marka sistemi metodumuzla markanın yarın nasıl görünmesi gerektiğini belirliyoruz. Bununla birlikte markanın dünyasını görsel doğurganlığını ve ihtimallerini oluşturuyoruz. Bu modelde Ba’ndo öncü bir pozisyonda. Marka dünyası bizim çok önem verdiğimiz ve müşterilerimize sunduğumuz bir hizmet. Görsel kimliği daraltmak yerine kimliğin oyun alanını genişlettiğimiz bir model. Olasılıklar ve bağlam üzerinden yeni bir görsel sistem diyebiliriz.

“Projelerimizin yarısı iletişim ve araştırmaya dayanıyor. Her zaman şunu vurgularız: Araştırma %70, uygulama %30”

Verdiğiniz hizmetleri ve oluşturduğunuz iş modelini diğer ajanslardakinden farklı kılan noktalar neler?

Çok farklı. Öncelikle herkes kendi sorumluluk alanında, takip sistemine ihtiyaç duymadan bağımsız çalışıyor. İş süreçlerimizde iletişim esastır; gerçekten bolca konuşuyor, fikir alışverişinde bulunuyoruz. Projelerimizin yarısı iletişim ve araştırmaya dayanıyor. Her zaman şunu vurgularız: Araştırma %70, uygulama %30. Bu, Ba’ndo’ya yeni katılan arkadaşlarımız için en zorlayıcı noktalardan biri oluyor. Çünkü genellikle daha az sorgulayıcı, ezberci bir sistemde yetişmiş oluyorlar. Akıl koymak, eğlenmek ve sezgilerinize güvenip ilginç olanın peşinden gitmek o kadar kolay değil.

Ba’ndo’da yeni işe başlayanlara, kültürümüzü ve çalışma şeklimizi özümsemeleri için zaman tanıyoruz. Bu süreçte, Ba’ndo tasarım kültürünü anlatan “Ba’ndo Lab Design Manual” isimli dijital kitabımız büyük bir kaynak. Herkesin indirebileceği bir dijital kopyası web sitemizde mevcut. Kültürümüzü yansıttığımız, tasarım ve iletişim hakkında dolu dolu içeriği sahip bir yayın…

Diğer yandan, Ba’ndo olarak sadece iş yapış biçimimize uygun olduğuna inandığımız müşterilerle çalışıyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana, projelerimiz için karşılıklı değer yaratabileceğimiz, uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz. Ücretsiz sunumlar yapmıyoruz; çünkü inanıyoruz ki sağlıklı bir iş ilişkisi karşılıklı saygı üzerine kurulmalı. Bir ilişki sadece talep eden taraf üzerinden yaşanmıyor. Şimdilerde buna “toksik” ilişki deniyor. Ve toksik bir iş ilişkisi içerisinde hiçbir zaman yer almayacağız. Marka-ajans ilişkisini bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz ve bu ilişkide kimse diğerinden daha değerli değil. Bu bakış açımızı müşterilerimize ve potansiyel müşterilerimize nazikçe açıklamaya devam edeceğiz. Bu yaklaşım, Ba’ndo’yu diğer ajanslardan farklı kılan en temel özelliklerden biri ve biz bu farkımızla gurur duyuyoruz.

Müşteriyle ilk temas noktasından başlayarak marka oluşturma süreciniz nasıl işliyor?

Genelde, ya da hep öyle… bize mail yoluyla ya da aranarak tanışma talebi geliyor. Hiçbir zaman tanışmadan bütçe vermeyiz. Biz buna “seçilmeyi seçmek” diyoruz. Seçim iki taraflı olmalı ve en önemlisi sizi heyecanlandıran projelerde yer almalısınız. Aksi takdirde iki taraf içinde boşa geçen bir zaman olarak görüyoruz. Yüz yüze ya da online bir toplantı yapıyor, sohbet ediyor ve enerjiler tutarsa sonraki aşamalara geçiyoruz.

Seçilmeyi seçmek çoğu ajansın cesaret edemediği bir duruştur. Temelde sizin bir müşteri ile çalışmayı tercih etmemeniz de senaryoya dahil olmalı. Yoksa siz de ajansınız da tükenir. Görüş bildirmek yerine konu hakkında konuşmak ve gerçek ihtiyaçları anlamak bizim için kritik öneme sahiptir.

Şunu da belirtmeliyim: Bir marka -gerçekten başarılı bir marka- üç temel fikre dayanır: güçlü bir hikâye, bağlam üzerine inşa edilen imgeler (semboller) ve duyarlı bir marka sistemi. Bu şu demek: dokunduğunuz, hissettiğiniz ve kullandığınız her şey. Aslında, deneyimin kendisinden söz ediyoruz. Biz marka üretim sürecinden bu başlıklara çok dikkat ederek işin inşa sürecine yaklaşırız.

Diğer ajansınız B’Future hangi ihtiyaçları karşılamak üzere kuruldu ve hangi hizmetleri sunuyor?

B’Future, sürdürülebilirlik iletişimi ve tasarım hizmetlerindeki dikey uzmanlaşmamız neticesinde kuruldu. Bu dikeyde yıllar içerisinde edindiğimiz deneyimin başlangıç anı ise, Ba’ndo kurulduktan bir yıl sonra SKD Türkiye ile tanışmamız. SKD Türkiye’nin genel sekreteri Konca Çalkıvik‘in bakış açımıza verdiği değer, Türkiye’de o dönem tam anlaşılmayan sürdürülebilirlik iletişim ajansı ihtiyacına yönelik bir iş birliği kurmamıza vesile oldu. B’Future, Türkiye’nin ilk sürdürülebilirlik iletişimi alanında uzmanlaşmış tasarım ajansı olarak, SKD’nin dijital iletişim stratejisini ve kurumsal web sitesini geliştirdi.

Projelerimiz hızla arttı ve Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası (TSKB) ile Fransa Kalkınma Bankası iş birliği içinde “Eşit Adımlar” platformunu hayata geçirdik, bu da oldukça başarılı oldu. Avrupa Kalkınma Bankası ve Birleşmiş Milletler Türkiye ofisi UN Global Compact Türkiye için uzun süreli iletişim çalışmaları yaptık, marka sistemlerini ve içeriklerini oluşturduk.

Ayrıca geri dönüşüm ve ileri dönüşüm konusunda uzman endüstriyel ürünler tasarlayan Roka ile de çalışarak hem stratejilerini hem de tüm marka kimliğini yeniledik. Son olarak, QNB Finansbank ile sürdürülebilirlik yolculuğunda “Dünyayla1” platformunu hayata geçirdik. B’Future, Ba’ndo’nun sürdürülebilirlik odaklı kardeş ajansı olarak, birçok değerli müşteriyle çalışma fırsatı buldu ve yolumuza büyüyerek devam ediyoruz. Bu süreçte hem keyif aldığımızı hem de önemli bir misyon üstlendiğimizi gururla ifade edebiliriz.

Ajansınızın daha önce gerçekleştirdiği marka tasarımı projelerinden en unutulmaz veya en başarılı olanlarından birini bizimle paylaşabilir misiniz?

Ajansımızın gerçekleştirdiği projeler arasında birkaçı özellikle öne çıkıyor. Bunlardan ilki, Tolerance Break adına tasarladığımız “Wuxing” albümü için kapak seti. Bu proje, yaratıcı sanat yönü ve müzik endüstrisine özgü ince detaylarıyla dikkat çekici. Albümde bulunan 5 şarkının dijital ses dalgalarını kanallara ayıran bir sistem ürettik. Bu bize sound frekanslarına göre hareket eden bir dairesel tavır sundu. Tamamen hareketli kapaklardan oluşan albüm kapaklarının tasarımı hem çözüm olarak hem de deneyim açısından çok taze, yeni ve çekici bir iş oldu.

İkinci olarak, Haliç Üniversitesi’nin logo ve marka kimliğinin yeniden tasarlanması projesi. 5000 öğrencili ve şehir üniversiteleri arasında en eski kurumlardan olan Haliç Üniversitesi için bu projeyi tamamen sıfır noktasından ele aldık. Görselleştirmelere geçmeden üniversite kampüsünde röportajlar yaptık. Fikirleri konsolide ettik ve bir ısı haritası gibi hem tarihi mirası hem de yarının üniversite algısını anlamaya çalıştık. Yenilenen logo, kurumun vizyonunu ve akademik değerlerini temsil ederken, aynı zamanda çağdaş ve yenilikçi bir imaj sunarak öğrenci ve akademisyenleri etkilemeyi başardı.

Son olarak, B’Future altında QNB Finansbank için geliştirdiğimiz “Dünyayla1” Sürdürülebilirlik Platformu için gerçekleştirdiğimiz çalışma. Bu yapıda bankacılık sektöründe bütünsel bir yaklaşım ilk kez yapıldığını da söylemem gerekiyor. Bu platform, sürdürülebilir finansman projeleri ve yeşil bankacılık uygulamalarını teşvik ederek hem finans sektöründe hem de toplumda pozitif bir etki yaratmayı amaçlıyor.

“Sürdürülebilirliği ve çevresel farkındalığı iş süreçlerimizin merkezine koymuş durumdayız”

Bu projeler, kendi alanlarında benzersiz zorlukları aşarak ve yaratıcı çözümler sunarak ajansımızın yaratıcılığını ve problem çözme kabiliyetini gözler önüne seriyor. Her biri, sektörlerine özel ihtiyaçlara uygun şekilde tasarlandı ve müşterilerimizin beklentilerinin ötesine geçen sonuçlar üretti.

Sürdürülebilirlik ve çevresel farkındalık, marka tasarımı sürecinizde ne kadar önemli? Bu konuda neler yapıyorsunuz?

Sürdürülebilirlik, B’Future markamızın uzmanlık alanı ve marka tasarım sürecimizde hayati bir rol oynuyor. Ba’ndo olarak, sürdürülebilirliği ve çevresel farkındalığı iş süreçlerimizin merkezine koymuş durumdayız. Bu, projelerimizi şekillendirirken temel aldığımız sürdürülebilirlik ilkeleri, çevre dostu malzemeler kullanımı ve müşterilerimizi bu konuda bilinçlendirme çabalarımızı içeriyor.

Doğa temelli çözümler üretmeyi önceliklendiriyoruz. Hamaset içeren iletişim dilinden uzak duruyoruz. Soruyu hemen şöyle sormanız gerek: Çevre üzerindeki tahribatın %99’u kurumsal şirketler tarafından yapılırken ve bireysel katkı sadece %1 iken tüm yükü insanların bireysel aksiyonlarına atmak sizi bir yere ulaştırır mı? Bizim yanıtımız hayır. Bu nedenle, sürdürülebilirlik konusunda gerçekten farkındalığı olan ve bu durumu değiştirmeyi hedefleyen müşterilerle çalışmayı tercih ediyoruz.

Kısacası, sürdürülebilirlik ve çevresel farkındalık sadece marka tasarım sürecimizin bir parçası değil, aynı zamanda ajansımızın temel değerlerini yansıtan bir tutum. Bu değerler, her bir projemizde yalnızca yaratıcı çözümler sunmamıza değil, aynı zamanda pozitif ve kalıcı bir çevresel etki yaratmamıza olanak tanıyor.

Ba’ndo’nun gelecek dönem yol haritasında neler olacak? Yeni dönem stratejileriniz neler olacak?

Ba’ndo’nun ve B’Future’ın gelecek dönemdeki yol haritası oldukça heyecan verici. Öncelikle, Londra ofisimizin genişletilmesi ve bu sene sonuna kadar fiziksel operasyonumuzu Londra’ya taşıma planımız öne çıkıyor. Türkiye dışında zaten İngiltere, Almanya ve Dubai’de bulunan müşteri portföyümüzü daha da genişletmek ve uluslararası arenada daha etkili bir yapı kurmak hedefimiz. Bu genişleme, global pazarda daha fazla rekabetçi olmamızı sağlayacak ve uluslararası ihtiyaçlara cevap verebilme kapasitemizi artıracak.

B’Future ile sürdürülebilirlik iletişimi ve tasarımı alanında ihtisas ajansı olarak konumumuzu sağlamlaştırırken, Ba’ndo ile marka danışmanlığı ve tasarımı üzerinden kurumlar ve markalar için geleceği şekillendirmeye devam edeceğiz.

Kendi özgün tarzımızla, markalara sadece bugünün değil, yarının da ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyoruz. Bu stratejiler hem Ba’ndo hem de B’Future için sadece büyüme ve genişleme anlamına gelmiyor, aynı zamanda sürdürülebilir ve etkili bir marka oluşturma konusundaki kararlılığımızı da pekiştiriyor. Yeni dönemde, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımızla sektörde fark yaratmayı ve değer katmayı sürdürmeyi planlıyoruz.

Etiketler: Bandomanşetsöyleşi

İlgili Haberler

“Kullanıcılarımıza bir üründen çok deneyim sunuyoruz”
SÖYLEŞİLER

“Kullanıcılarımıza bir üründen çok deneyim sunuyoruz”

“20 yılda milyonlarca kişinin tatil hayallerini gerçeğe dönüştürdük”
SÖYLEŞİLER

“20 yılda milyonlarca kişinin tatil hayallerini gerçeğe dönüştürdük”

Arkitera Seyahat Bursu’nun 2023 yılı bursiyeri: Mervan Önen
SÖYLEŞİLER

Arkitera Seyahat Bursu’nun 2023 yılı bursiyeri: Mervan Önen

  • Hakkımızda
  • İletişim ve Künye
  • Reklam Seçenekleri
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
AD JUST BRAND

© 2020 - 2025

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Ajanslar
    • Dijital
    • Medya
    • Teknoloji
    • Trend
    • KSS
    • Sosyal Medya
    • Atamalar
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Case Study
    • Görüş
  • SÖYLEŞİLER
  • AJANS AĞI
  • KARİYER
  • HAKKIMIZDA VE İLETİŞİM

© 2020 - 2025

Kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası.