Bir kuaför salonunun aynasında yalnızca saçlar değil, özgüven, ifade biçimi ve çağın ruhu da şekillenir. L’Oréal Professionnel tam 116 yıldır bu aynanın arkasındaki görünmeyen eli, profesyonel güzelliğin yaratıcı gücünü temsil ediyor. Bugün ise bu köklü miras, yalnızca estetikle sınırlı kalmayan, bilimi, sürdürülebilirliği ve toplumsal dönüşümü odağına alan yeni bir vizyonla yeniden tanımlanıyor. Bir yanda kuaförlerin ruh sağlığını destekleyen Head Up, diğer yanda sektöre ilham veren dev buluşma Hairtopia; L’Oréal Professionnel’in artık sadece bir ürün markası değil, bir dönüşüm ortağı olduğunun en somut kanıtı. Yeni ürün serilerinde saç telinin moleküler yapısına kadar inen bilimsel çözümlerden, kuaför salonlarının çevresel etkilerini azaltmayı hedefleyen Yeşil Salon gibi sürdürülebilirlik adımlarına kadar geniş bir yolculuk söz konusu. İşte bu dönüşümün arkasındaki vizyonu, L’Oréal Professionnel’in global ve yerel pazardaki stratejilerini, profesyonel güzellik sektörünün geleceğini ve kuaförlük mesleğine verilen derin desteği, L’Oréal Professionnel Brand Business Leader Osman Yaman ile konuştuk. Yaman, “Kapsayıcı, dönüştürücü ve sürdürülebilir bir güzellik anlayışıyla bilim ve teknolojinin ışığında güzelliği profesyonellerle birlikte şekillendiriyoruz” diyerek bu yeni dönemin ruhunu özetliyor.
L’Oréal Professionnel’in küresel ve yerel pazardaki öncelikli stratejik hedefleri neler?
L’Oréal Professionnel, L’Oréal Grup’un kurucu markası olarak 116 yıldır kuaförler ve saç sanatçılarının gelişimine liderlik ediyor. Kapsayıcı, dönüştürücü ve sürdürülebilir bir güzellik anlayışıyla bilim ve teknolojinin ışığında güzelliği profesyonellerle birlikte şekillendiriyoruz. Ürün ve hizmetlerimizin merkezine teknolojiyi yerleştiriyoruz, değişen tüketici beklentilerine yanıt veren ürün ve servislerle profesyonellerin sanatını desteklemeyi ve daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Hem globalde, hem Türkiye’de en büyük önceliğimiz; kuaförlük ekosistemini güçlendirmek ve profesyonel güzellik alanında sürdürülebilir bir büyüme sağlamak.
Head Up, Hairtopia ve Yeşil Salon gibi projeler, L’Oréal Professionnel’in sektördeki dönüştürücü rolünü nasıl yansıtıyor?
Güzelliği sadece dış görünümle sınırlamayan, aynı zamanda sosyal, çevresel ve yaratıcı sorumlulukları da sahiplenen bir marka olarak kurulduğumuz günden bu yana odağımızda her zaman sektörün ve kuaförlük mesleğinin gelişimi var. Sunduğumuz ürün ve teknolojilerle salon deneyimini ileri taşırken, geleceğe yatırım yapan, sektörde pozitif dönüşümler yaratan projeleri profesyonellerle birlikte sektörü şekillendiriyoruz.
Kuaförlüğün fiziksel olduğu kadar duygusal olarak da zorlayıcı bir meslek olmasından hareketle hayata geçirdiğimiz Head Up projemiz ile kuaförlerin yüklerini görünür kılmayı, ruh sağlıklarını korumayı, yalnız olmadıklarını hissettirmeyi ve dayanışma kültürünü büyütmeyi amaçlıyoruz. L’Oréal Professionnel olarak 2023 yılı itibarıyla 18 ülkede hayata geçirdiğimiz Head Up projesi ile 2025 yılına kadar 100.000 kuaföre ulaşmayı hedefliyoruz.
Profesyonel güzellik sektörünün ve kuaförlük mesleğinin geleceğine yön verme hedefiyle hayata geçirdiğimiz Hairtopia, sektörün en büyük buluşması olma özelliğini taşıyor. Bu etkinliği kurgularken amacımız; sadece bir organizasyon değil, sektörde ses getiren, fark yaratan ve ilham veren bir deneyim yaratmaktı. 2024 yılında ikincisini düzenlediğimiz Hairtopia, beklentilerimizin ötesinde bir ilgiyle karşılandı. Hem Türkiye’den hem dünyadan alanında uzman konuşmacılar, yaratıcı saç uygulamaları ve interaktif workshop’larla dolu zengin programıyla katılımcılara ilham verici bir deneyim sundu. Etkinlikte 500’ün üzerinde kuaförü, 100’den fazla basın mensubu ve influencer’ı ağırladık.
Bugün Hairtopia’nın sektör tarafından heyecanla beklenen, gelenekselleşme yolunda sağlam adımlarla ilerleyen bir etkinlik haline gelmesinden gurur ve mutluluk duyuyoruz.
Yeşil Salon ise çevresel sürdürülebilirlik odağında, salonların doğaya olan etkisini azaltmaya yönelik rehberlik eden öncü bir program. Şu anda Yeşil Salon projesi kapsamında geri dönüşüm sağlayan 17 salon bulunuyor. Proje pilot aşamasını tamamladıktan sonra tüm salonlarımızı yeşil salon yapmak program kapsamındaki en büyük hedeflerimizden. Bu programla enerji ve su tasarrufundan atık yönetimine, çevreci ürün seçimlerinden karbon ayak izinin azaltılmasına kadar pek çok alanda salonlara yol gösteriyor. yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına da katkı sağlıyoruz.

Son dönemde pazara sunduğunuz ürünlerden hangileri öne çıktı ve bu ürünlerin başarısını hangi özelliklere bağlıyorsunuz?
L’Oréal Professionnel olarak ürünlerimizin başarısının ardında bilimsel altyapımız, kuaför odaklı geliştirme sürecimiz ve kullanıcı deneyimleri yer alıyor. Ürün geliştirme sürecinde yalnızca laboratuvar verilerine değil, sahadaki profesyonellerin gerçek ihtiyaçlarına da kulak veriyoruz. Son dönemde en büyük ilgi gören serilerimiz; saçın moleküler yapısını yeniden düzenleyen ilk saç bakım serisi olan Absolut Repair Molecular ve yıpranmış, kırılmış ve işlem görmüş saçlar için çığır açan Metal Detox serisi oldu.
Absolut Repair Molecular, saçtaki 2 yıllık hasarı tek kullanımla onarması ¹ ve sunduğu gelişmiş saç bakım deneyimiyle öne çıktı. Salon bakımı dahil 4 aşamadan oluşan seri, saçı gözle görülür şekilde dönüştürüyor. Gücünü, elastikiyetini ve hareketini geri kazandırıyor. Ultra konsantre 5 amino asit ve peptit bağlayıcılar ile saçın moleküler yapısının yeniden düzenliyor ve yeniden oluşturulmasını sağlıyor.
L’Oréal Professionnel’in Ioannina Üniversitesi ile birlikte geliştirdiği Metal Detox ise güçlü formülüyle saç bakım rutinini tamamlayarak %99 daha az kırılma riski ve uzun süre kalıcı renk garantisi sağlıyor. Formülündeki Glikoamin molekülü, saç telinin içine nüfuz ediyor ve saçtaki metali kendine çekerek nötralize ediyor.
Geçtiğimiz ay ise yine oldukça iddalı olduğumuz yeni serimiz Vitamino Color Spectrum’u lanse ettik. Vitamino Color Spectrum, renk bakım teknolojisinde bir ilke imza atarak saç renginin beş boyutuna etki ediyor ve boyanın ilk günkü canlılığını 100 güne kadar koruyor, 72 saate kadar cam parlaklığını saça hapsediyor.
Önümüzdeki dönem saç bakım ve şekillendirme alanında hangi trendlerin öne çıkacağını öngörüyorsunuz? Bu trendler, L’Oréal Professionnel’in ürün geliştirme ve pazarlama stratejilerini nasıl şekillendirecek?
Kişiselleştirilmiş bakım çözümleri, çok fonksiyonlu ürünler ve saç rutinlerine dair eğitimsel yaklaşımlar önümüzdeki dönemin belirleyici trendleri arasında yer alacak. Artık kullanıcılar sadece estetik görünüme değil, aynı zamanda saçlarının uzun vadeli sağlığına da yatırım yapmak istiyor. Bu doğrultuda L’Oréal Professionnel olarak, bilimsel araştırmalarla desteklenen, yüksek performanslı ve yenilikçi saç bakım çözümleri geliştiriyor; salonlardaki deneyimi daha bütüncül ve çok boyutlu bir yapıya taşımayı hedefliyoruz.
L’Oréal Professionnel olarak sürdürülebilirlik alanında attığınız somut adımlar neler? Özellikle Yeşil Salon projesi gibi girişimler, kuaför salonlarında çevresel etkiyi nasıl dönüştürüyor?
L’Oréal olarak “Gelecek için L’Oréal” programımız kapsamında yalnızca ürün ve üretim süreçlerimizin etkilerini azaltmakla kalmayıp, daha sürdürülebilir bir dünya için çalışıyoruz. Güzellik sektöründe teknoloji ve trendlerle öncülük ediyor, çevre dostu uygulamalarla fark yaratıyoruz.
L’Oréal Professionnel olarak ise, formülasyonlarımızda biyoçözünürlük oranlarını artırıyor, ambalajlarımızda geri dönüştürülmüş materyalleri tercih ediyoruz. Ayrıca eğitim programları hazırlıyor, profesyonelleri çevre dostu ürünlerle buluşturuyoruz. Amacımız, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, yarının dünyasını da korumak.
Yeşil Salon, profesyonel saç sektöründe sürdürülebilir dönüşümü destekleyen öncü bir girişim. Yeşil Salon projesi, sadece bir adım değil, profesyonel saç endüstrisinde sürdürülebilirliğe doğru atılmış önemli bir sosyal sorumluluk çağrısı. Proje kapsamında salonlar, su ve enerji tasarrufu, atık yönetimi gibi sürdürülebilirlik alanlarında destekliyoruz. Örneğin, salonlarda akıllı duş başlığımız Gjosa ile %69’a varan su tasarrufu sağlanırken, refill ürünlerle plastik atık oranını ciddi şekilde azaltmalarına yardımcı oluyoruz. Ayrıca, eğitim ve atölye çalışmalarımızla da yeşil dönüşümü destekliyoruz. Sektördeki tüm salonları yeşil dönüşüme katılmaya davet ediyoruz.
Tüketicilerin artık sadece ürün değil, anlamlı değerler ve deneyim aradığı bir dönemde, L’Oréal Professionnel’in marka konumlandırması nasıl evriliyor?
L’Oréal Professionnel olarak tüketici beklentilerine hem işlevsel, hem de duygusal düzeyde yanıt veriyoruz. Kuaförleri güçlendiren sosyal projelerimiz, sürdürülebilirlik adımlarımız ve eğitim odaklı yaklaşımımızla, markamızı artık sadece bir ürün sağlayıcısı değil; sektöre yön veren ve geleceği birlikte inşa eden bütünsel bir iş ortağı olarak konumluyoruz.
L’Oréal Professionnel’in gelecek yol haritasında hangi büyük hedefler yer alıyor?
Temel önceliğimiz, profesyonel güzelliği bilimin, teknolojinin ve yaratıcılığın gücüyle en yüksek potansiyeline taşımak. Bu doğrultuda; inovasyon odaklı ürün ve hizmetler geliştirerek hem online hem offline mecralarda tüketicilerin ihtiyaçlarına çözüm olurken, diğer yandan kuaförlerin sanatsal ve teknik yetkinliklerini ileriye taşıyan çözümler sunmayı sürdürüyoruz. Aynı zamanda, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık başlıklarında sektörün dönüşümüne öncülük ediyoruz.



