Yeni bir araştırmaya göre, CMO’ların %43’üIn-house ajansları operasyonel bir kabus olarak görüyor.
Kurum içi ajanslar, markaların yaratıcı ihtiyaçlarını gidermek ve kendi alanlarında yaratıcılığın daha gelişmesine izin vermek için doğdu. Ancak gerçek şu ki bu model her derde deva olmaktan uzak ve birçok dezavantajı omuzlarda taşıyor.
in-House ajansı Collective tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, CMO’ların %43’ü in-house ajansları operasyonel bir kabus olarak görüyor. Ve söz konusu markalar büyüdükçe bu kabus daha da acımasız hale geliyor.
500’den az çalışanı olan şirketlerde pazarlama direktörlerinin sadece %33’ü ih-house ajansları operasyonel eziyet olarak adlandırırken, 2.000’den fazla çalışanı olan şirketlerde CMO’larda bu oran %50’nin üzerine çıkıyor.
Ankete göre, CMO’ların %39’u ayrıca in-house ajansların çalışma ekiplerinden yaratıcı ilhamı çaldığından şikayet ediyor ve %33’ü bu modelin uygulanmasının zor olduğunu düşünüyor.
Araştırmada görüşülen CMO’ların %80’i in-house ajanslar modelinin açıkça geliştirilebileceğini düşünürken, %77’si bu kavramın bir varyasyonunun kullanılmasını düşünüyor.
Tüm bu sonuçlara rağmen raporda CMO’ların %41’i, bu model işlerinin kalitesinde bir artışa dönüşürse, kendilerini kurum içi ajansların kollarına atmaya açık olduğunu da belirtiliyor.



