Dünya Reklamverenler Federasyonu (WFA) tarafından gerçekleştirilen bir ankete göre, yapay zeka, pazarlama alanında en fazla uygulanan teknoloji olarak öne çıkıyor. Ankette, 55 üye şirketten 69 üst düzey profesyonelin görüşleri alındı ve bu görüşler, üretken yapay zekanın pazarlama stratejileri açısından fırsatlarını ve zorluklarını yansıtıyor.
Ankete katılanların %78’i şu anda veya yakın gelecekte üretken yapay zeka kullanmayı planlıyor. Bu katılımcıların %45’i zaten bu teknolojiyi kullanıyor, %33’ü ise yakın zamanda kullanmayı düşünüyor. Ancak %14’ü yapay zekayı pazarlama stratejilerinde kullanmayı düşünmüyor.
Üretken yapay zeka, en sık içerik oluşturma (%74), kişiselleştirme ve müşteri deneyimi (%58) ve içerik fikri (%55) alanlarında kullanılıyor.
Katılımcılar, yapay zekanın getirdiği avantajların farkındalar ve bu avantajlar arasında daha fazla üretkenlik ve verimlilik (%89), maliyet düşüşü (%76) ve daha fazla yaratıcılık (%46) bulunuyor.
Yapay zekayla ilişkili riskler
Ancak yapay zekanın beraberinde getirdiği riskler de endişe yaratıyor. Katılımcıların %77’si veri koruma ve gizlilik ile fikri mülkiyet ve telif hakkı alanlarında endişeli, %71’i marka güvenliği konusunda endişe duyuyor, ve %54’ü çeşitlilik, eşitlik ve katılım konularında endişe taşıyor.
Ankete katılanlar, şirket içi yeteneklerin geliştirilmesi gerektiğini düşünüyor ve %71’i çalışanların yapay zekayı etkili bir şekilde kullanabilmesi için eğitim planları yapıyor.
Düzenleme konusunda da katılımcılar endişeli. %52’si mevcut düzenlemelerin yapay zekanın risklerini ele almakta yetersiz olduğunu düşünüyor ve %81’i şirket içi politikalar geliştirdiklerini veya geliştirmekte olduklarını belirtiyor.
Şirketlerin sadece %5’i bir Yapay Zeka Direktörüne sahip
Yapay zeka sorumluluklarına gelince, sadece %5’i bir Yapay Zeka Direktörüne sahipken %19’unda Dijital Direktör bu konuda liderlik yapıyor. %40’ı ise sorumluluğun özel olarak oluşturulan işlevler arası bir ekibe ait olduğunu belirtiyor.
Bu ankete göre, yapay zeka pazarlama dünyasında büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen, beraberinde getirdiği riskler ve şirket içi yeteneklerin geliştirilmesi gerekliliği nedeniyle dikkatle ele alınması gereken bir teknoloji olarak ön plana çıkıyor.



