Hikâyemiz, yeme-içme dünyasına yeni bir soluk getirme arzusuyla, bu topraklardan doğan yüzde 100 yerli sermayeli bir Türk markası olma hedefiyle başladı. Misafirlerimize alışılagelmiş ‘ye-kalk’ servisini sunmak yerine, her şubemizde kendilerini ait hissedecekleri bir fast-casual dünyası yarattık. Kalite beklentilerine en üst seviyede yanıt verirken, misafirlerimizle kurduğumuz bağa odaklandık. Bugün çıtır tavuk severler bizi sadece imza ürünümüzle değil; iletişim dilimizle ve temsil ettiğimiz kültürle farklı bir yere koyuyor. Kısa sürede elde ettiğimiz büyümenin arkasında da restoranlarımızdan ayrılan misafirlerin markamızla bağ kurması yatıyor. Doyuyo’yu bir restoran zincirinden çok, insanların hayatında yer eden bir marka evrenine dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Mutfakta başlayan farklılaşma
Sunduğumuz doyuruculuk ve yüksek standartlardaki lezzetlerimizle misafirlerimize onlara verdiğimiz değeri her lokmada hissettirmeyi amaçlıyoruz. Sadece çıtır tavukta iddialı değiliz; kendi tesislerimizde hazırladığımız ekmeklerimiz, gurme soslarımız ve sektörde bir ilk olan ev yapımı limonatalarımızla da iddialıyız. Misafirlerimize sunduğumuz her detayda gösterdiğimiz titizlik, markamıza duyulan güvenin temelini oluşturuyor. Bugün birçok misafirimizin gerçek bir Doyuyo tutkununa dönüşmesini sağlayan da üretimden servise kadar her adımda gösterdiğimiz bu özen.
Dijital dünyada kendi dilini yarattı
Kuralları yeniden yazdığımız alanlardan biri de dijital iletişim oldu. Sosyal medyayı yalnızca kampanya duyurularının yapıldığı bir mecra olarak görmenin ötesinde, kendi kültürümüzü ürettiğimiz bir içerik platformuna dönüştürdük. Özellikle gençlerin yoğun kullandığı platformlarda klasik reklam dilinin dışına çıkarak özgün bir iletişim modeli geliştirdik. Kadıköy şubesinin açılışı için hazırladığımız ve Kadıköy’ün simgesi Boğa Heykeli’nin CGI, 3D modelleme, yapay zekâ ve reel çekim teknikleriyle canlandırıldığı kampanya milyonlarca kişiye ulaştı. Sosyal medyadaki özgün içerik dilimizle kendi topluluğumuzu oluşturmayı başardık.

Türkiye’nin ilk markalı dikey mini dizisini çekti
Biz sosyal medyaya yaşayan bir ekosistem olarak yaklaştık. TikTok’a özel geliştirdiğimiz; hayatın içinden hikâyeler ve mizah barındıran dikey videolarla ayda ortalama 10 milyon görüntülenme alıyoruz. Bu yaklaşımı bir adım ileri taşıyarak, Murat Emre Kaman ve Emrah Kaman kardeşler ile birlikte Türkiye’nin ilk markalı dikey mini dizilerinden biri olan Doymuyo: Ferit’in Yolu projesini hayata geçirdik. Böylece kendi hikâyemizi anlatan bir marka haline geldik.
Teknolojiyi deneyimin bir parçasına dönüştürüyor
Teknoloji bizim için misafir deneyimini geliştiren, operasyonlarımızı güçlendiren bir araç. Sektörde bir ilk olarak hayata geçirdiğimiz paket servis odaklı Ghost Kitchen modelimizle erişilebilirliğimizi artırırken, restoranlarımızdaki Self Order Kiosk sistemimizle sipariş sürecini tamamen kişiselleştirdik. Bazı noktalarımızda siparişlerin yüzde 90’ı bu dijital ekranlar üzerinden gerçekleştiriliyor. Mobil sipariş kolaylığımız ve dijital projelerimizle sektörde fark yaratıyor ve rakiplerimizden ayrışıyoruz. Farklılaşma hikâyemizin merkezine tüketiciyi dinleme kültürünü koyarak menümüzden iletişim dilimize kadar pek çok kararımızı düzenli araştırmalar ve geri bildirimler doğrultusunda şekillendiriyoruz.
Lezzet ve iletişim alanında ödüllü performans
Doyuyo olarak lezzet ve hizmet kalitemizi aldığımız prestijli ödüllerle perçinliyoruz. Boğaziçi İş Dünyası Ödülleri’nde ‘Yılın Gıda Şirketi’, Yıldız İş Dünyası Ödülleri’nde ise ‘Yılın En İyi Gıda Firması’ seçildik. Müşteri deneyimine verdiğimiz önemi A.C.E Awards’ta fast food kategorisinde ‘En Yüksek Müşteri Memnuniyeti Sağlayan Marka’ olarak kanıtlarken; pazarlama ve iletişim alanındaki çalışmalarımızı İstanbul Marketing Awards, GIGI Awards ve Kadıköy Boğa lansman filmimizle iki ayrı kategoride altın ödül kazandığımız PRIDA İletişim Ödülleri ile taçlandırdık. Bu başarılara ek olarak, AI filmimizle Brandverse Awards’ta da ödüle layık görüldük. Ayrıca Belçika’da düzenlenen ve dünyanın en prestijli lezzet ödüllerinden biri olan Superior Taste Awards’ta; 20’den fazla ülkeden gelen 250’den fazla dünyaca ünlü şef ve sömeliyeden oluşan bağımsız jüri tarafından iki özel gurme sosumuz Üstün Lezzet Ödülü’nün sahibi oldu. Bu ödülleri yalnızca bir başarı göstergesi değil, misafirlerimize verdiğimiz her sözü yerine getirdiğimizin ve güvenlerini boşa çıkarmadığımızın birer kanıtı olarak görüyoruz.
Türkiye’de kısa sürede önemli bir büyüme ivmesi yakaladık ve geçtiğimiz yıl ciromuzu iki katına çıkarmayı başardık. Bugün 1.600’den fazla çalışanımız ve yaklaşık 90 şubelik ağımızla yolculuğumuzu yeni pazarlara taşımaya hazırlanıyoruz. Bizim için büyümek yalnızca yeni şubeler açmak anlamına gelmiyor. Geçtiğimiz yıl Dubai Mall ile dünyaya açtığımız lezzet kapımızı, daha geniş coğrafyalara taşımayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda başta Avrupa ülkeleri olmak üzere; Orta Doğu, Körfez ülkeleri ve Türk Devletlerindeki master franchise görüşmelerine hız kesmeden devam ediyoruz. Amacımız, markamızın bu topraklarda doğan başarı yolculuğunu sınırların ötesine taşımak ve dünyada yepyeni Doyuyoseverler kazanmak.
Dosyadaki diğer markalar
Gelenekleri bozan markalar dosyası- SuperFreshGülizar Öcal Doğan, Besler Pazarlama ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı

- DoyuyoSinem Karabayır, Pazarlama ve Kurumsal İletişim DirektörüOkuyorsunuz

- PopeyesElif Müftüoğlu, TAB Gıda Pazarlama Müdürü

- ShellÖzkan Özyavuz, Shell & Turcas CMO

- TurknetGül Sağır Aydın, Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı





