2025 yılı itibarıyla evcil hayvanların sağlık ve refahı, hızlı tüketim sektöründe büyümenin en büyük motorlarından biri haline geldi. Başlangıçta Gwyneth Paltrow’un markası Goop gibi niş girişimlerle gündeme gelen bu yaklaşım, bugün fonksiyonel ürünler, kişiselleştirilmiş beslenme ve duygusal pazarlama stratejileriyle gelişen dev bir endüstriye dönüştü.
ADM’in hazırladığı “2025 Insights Report” verilerine göre, dünya genelinde evcil hayvan sahiplerinin %91’i hayvanlarını ailenin bir üyesi olarak görüyor. Bu nedenle artık “pet wellness” sadece kaliteli mama demek değil; kaygı için ashwagandha içeren takviyelerden eklem sağlığına yönelik kolajene, ırk ve yaşa özel çiğ beslenme planlarından bağırsak dostu mikrobioma ürünlerine kadar geniş bir alanı kapsıyor. Amaç ortak: Evcil hayvanların ömrünü mümkün olan en sağlıklı şekilde uzatmak.
Uzun ömür, fonksiyonel beslenme ve kişiselleştirme
Araştırmaya göre, evcil hayvan sahiplerinin %85’i beslenme ve takviyeleri kendi sağlıkları kadar önemli görüyor. %78’i ise evcil hayvanlarının yaşam süresini uzatacak ürünlere ilgi duyuyor. En çok talep gören alanlar sindirim sağlığı, bağışıklık desteği ve uzun vadeli canlılık. ABD’de tüketicilerin %77’si daha sağlıklı ürünlere daha fazla ödeme yapmaya hazır.
Kişiselleştirme trendi de yükselişte. ABD’de sindirim sağlığı öne çıkarken, Brezilya’da bağışıklık sistemi odak noktası. Bu, markalara teşhis temelli çözümler, ırka ve yaşa özel beslenme planları ya da kişisel takviye programları sunma fırsatı yaratıyor. Küresel çapta her iki kişiden biri, iki ayda bir veya daha sık evcil hayvan sağlığı ürünleri satın alıyor.
Fiyat baskısı ve markaların yeni stratejileri
Pandemi sonrası hızla büyüyen pazar, artık daha düşük bir ivmeyle ilerliyor. Küresel bileşik yıllık büyüme oranı %3,9 olarak öngörülüyor. Yüksek fiyatlar, azalan evcil hayvan sahiplenme oranı ve daha temkinli tüketim bu yavaşlamanın başlıca nedenleri.
ABD’de tüketicilerin %46’sı tasarruf için marka değiştirmeye hazır. İndirimli mağazaları ziyaret edenlerin oranı son üç yılda %29’dan %35’e çıktı. Bu durum, özel markaların (private label) fonksiyonel ürünler sunarak premium markalara rakip olmasına zemin hazırlıyor. Yine de evcil hayvan sahiplerinin %73’ü hala “keyif ürünü” kategorisine bütçe ayırıyor.
Bölgesel olarak Latin Amerika en büyük büyüme potansiyeline sahipken, ABD ve Avrupa küresel ortalamanın altında ilerliyor. ADM’ye göre, tüketicinin beklentilerini karşılayacak dengeyi sağlamak için markaların kalite, kişiselleştirme ve rekabetçi fiyat unsurlarını bir arada sunması gerekiyor.
İnsan – hayvan ilişkisinde kültürel dönüşüm
“Pet wellness” yalnızca beslenme değil, duygusal bir olguya da dönüşmüş durumda. Sahipler, kendi sağlık anlayışlarını hayvanlarına yansıtıyor. Ancak bu yaklaşım, zaman zaman veterinerlere duyulan güvensizlik ya da aşı reddi gibi riskli davranışlara da yol açabiliyor. Uzmanlar, “Sahipler iyi niyetli ama yanlış tercihlerle hayvanlarını tehlikeye atabiliyor” uyarısında bulunuyor.
Kültürel yansımalar da dikkat çekici. Çin’de evcil hayvanlara özel “hot pot” trendi sosyal medyada viral olmuş, hatta bazı kullanıcılar hayvanlarının kendilerinden daha iyi beslendiğini söylemişti. WARC verilerine göre, küresel evcil hayvan pazarı 207 milyar dolar değerinde. ABD ve Çin en büyük pazarlar olurken, premium segment çift haneli büyümeye devam ediyor.
Ancak ADM, uyarıyor: Bilimsel temeli olmayan vaatlerde bulunan markalar kriz riskiyle karşı karşıya. Buna karşılık, tüketici beklentilerini anlayan ve bilimsel dayanaklarla çözümler geliştiren markaların ciddi bir avantaj elde edeceği belirtiliyor.
“Pet wellness” yalnızca bir trend değil; insan-hayvan ilişkisindeki yapısal değişimin yansıması. Bilim, duygu ve tüketim alışkanlıklarını birleştiren bu yaklaşım, uzun ömür ve refah vadeden ürünlere yatırım yapan markalar için büyük fırsatlar barındırıyor.



